Salı, 12 Kasım 2019
Şahin AKÇAP

“Recep İvedik aşağılık bir film!”

“Recep İvedik aşağılık bir film!”

Yazımıza başlığı Zeki Alasya’nın son zamanlarda çekilen filmlere yaptığı eleştiri getiren sözleri arasında geçen bir tümcesi oldu.

Şüphesiz ki; Zeki Alaysa Türk Tiyatro ve Sinemasının saygın isimlerinden biri…

Sosyal içerikli film ve tiyatro eserlerindeki oyunculuğunu hep alkışladık.

Peki, Zeki Alaysa haklı mı bu sözlerinde? Soruyoruz kendimize ve her kese:

-Şahan Gökbakar’ın yarattığı tiplemedeki Recep yok mu çevremizde?

Yanıtınızı biliyorum:

“Çook! Denizde kum, etrafta Recep İvedik!”Dediğinizi duyar gibiyim.

Zaten öyle olmasaydı Recep İvedik filmi gişe hâsılat rekoru kırıp, arda arda ikincisi, üçüncüsü çekilir miydi?

Bu filmin ilkinde şöyle bir sahne vardı.

Recep, kamyoncuların mola verdiği lokantalardan birine girer. Yol emekçileri, haşin bakışlar fırlatırlar Recep’e. Derken bu pörtlek bakışmaların sonunda düello kararı çıkar.

Düello, dizilen boş bira şişelerine arkalarını dönerek yellenip şişeleri düşürme düellosudur.

Düelloyu kazananının kim olduğunu söylememe gerek yok değil mi?

İşte bu sahnelerin yer aldığı, bir sürü iğrençliğin yaşandığı filmin gösterildiği sinemaları doldurduk ve filmin yaratıcılarına umut verip; ikincisinin, üçüncüsünün çekilmesine olanak sağladık.

Filmi seyreden gençler, çocuklar nasıl etkilendi varın onu da siz düşünün…

12 Eylül Darbesi öncesi sinemalardaki filmler değişmişti. Vamp, erotik filmler başköşeyi almıştı.

Bir zamanların romantik filmlerinin başrol oyuncuları artık seks filmlerinde; Civciv Çıkacak, Kuş Çıkacak, Parçala Behçet yapımlarında arz-ı endam ediyor, denetim mekanizması bu filmlerle uğraşmak yerine; maden işçilerinin, topraktaki tarım emekçilerinin hayatını konu edinen filmlerle cebelleşiyordu.

Sinemalarda kimin eli, kimin cebinde öykülerinin işlendiği ucuz, bayağı filmler gösterilirken, diğer tarafta okullarda din dersi okutulsun mu, okutulmasın mı tartışmaları sürüp gidiyordu.

Amaç toplumsal yaşamdaki değerleri de var olan bunalıma katmak, kitleleri etkisiz kılıp, kafalarını karıştırmaktı…

Gelişmeler rüzgârdı ve hızla fırtına olmaya doğru yol alıyordu.

Zeki Alasya’nın günümüzde kafası çalışan oyuncu ve yönetmenleri halkın sorunlarını irdeleyen filmler yapması gereğine dikkat çekerken; bütün bunlar, bir film şeridindeki karelere dönüşüp gözümün önünden geçip gitti.

Oysa Şahan Gökbakar ve Cem Yılmaz, gibi süper zeki ve yetenekli oyuncuların toplumsal hayatımızın çerçevesi olan değerleri göz önünde bulundurması gerekir. Ancak onlar her filmden ya da reklâm filminden sonra alacakları yeni otomobillerinin koleksiyonlarını daha bir zenginleştirmesi kaygısındalar.

Yılmaz Erdoğan’ın tekrar tekrar ekrana getirilen Çok Güzel Hareketler Bunlar adlı tiyatro oyunlarında (Skeç demiyorum. Öztürkçe ‘oyun’ diyorum. Lütfen dikkat) yüzde doksanı cinsellik içerikli…

Bir tek Levent Kırca Olacak O kadar dizisiyle güncel olayların tiyatrosal eleştirisini yapıyor. Bazen de Benim Annem Bir Melek dizisinde de Oya Başar… Gerisi artsın seyircim, dolsun cebim peşinde koşmaya devam ediyor.

Zeki Alaysa haklı… Öyle filmler yapılıyor ki; seyirciler ve oyuncular yerlerde sürünüyor.

12 Eylül öncesi günlerle, bugünkü günlerin sanattaki iz düşümü ne yazık ki böylesine düşüyor hayatın aynasına.

Çok tuhaf değil mi Sayın Zeki Alaysa?

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...