Salı, 23 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

Devlet Bahçeli haksız mı?

Devlet Bahçeli haksız mı?

Referandum ile ilgili mitingler devam ede dursun, farklı kimliklerden de sesler çıkmaya başladı.

Bunlardan biri de Sayın Fetullah Gülen. Seçim olur da hocanın icazeti alınmaz mı?

Öyle de oldu; Kanbersiz düğün olmaz diyen haberciler, Pensilvanya’da yaşayan Hoca Efendi:

“Mezardakiler bile kalkıp evet oyu kullanmalı.” Deyince bu sözün haberini manşetten vermeyi ihmal edip, atlamadılar.

Sayın takım taşım (Beşiktaşlı ya) Bahçeli’de:

“Çok istiyorsa kalkıp Amerika’dan gelerek 12 Eylül’de evet oyu kullansın.”Diyor.

Sayın Bahçeli yerden göğe kadar haklı. Davetini de nazikçe yapıyor. Hariçten gazel okuyan herkese de bu yönde şık bir mesaj veriyor.

Farkında mısınız? 12 Eylül, “evet” çilerin sarıldığı en etkili bahanelerden biri oldu.

Oysa evet çilerin yüzde doksan beşi 12 Eylül’den hiç ama hiç etkilenmedi. Tam aksine nemalanıp, palazlanıp, yeni örgütlenmelerle iktidara doğru var güçleriyle koştular.

Sayın Gülen Hoca okullarda Din Dersi zorunlu olunca 12 Eylül darbesinin baş mimarı için:

“Kenan Evren cennetlik.”Dememiş miydi?

Devrimcilerin ve ülkücülerin işkenceden geçtiği o günlerde; din tacirliği yapan hiç kimseye dokunulmadı. Bu Allah’ın bir lütufu muydu? Yoksa darbecilerin ve gerideki dış güçlerin senaryosundaki kurgu mu?

Hem Fetullah Gülen’in, Amerikalarda oturup Türkiye hayatına vaaz vermeye devam etmesi caiz midir? Ya da daha felsefi bir sözle etik midir?

Sayın Gülen Işık okulları dışında Türkiye’nin şu an var olan hangi sorunuyla ilgilenebildi ki?

Terörle mi? İşsizlikle mi? Hangisiyle?

İlgileniyor da, cemaatinden olmadığımız için, biz mi bilmiyoruz? Var olan etkinliğini iktidara, muhalefete:

“Milli mutabakatı sağlayın. Akan gözyaşı ve kanı dindirin.”Çağrıları yapsa... Eğer siyasi bir misyon yüklenmişse onu da çıkıp açıklasa… Cemaatiyle birlikte bizler de bilgilensek ya…

Sayın Gülen’in çok duygusal bir insan olduğunu biliyorum. Vaazlarında döktüğü gözyaşını da… Rica etsek o gözyaşının birazını da; şehitlerimize, gazilerimize ve onların yakınlarına akıtsa… Elbette bazen bir damla gözyaşı bin rahmet kadar mübarektir. Ancak niyet niyetse…

Sayın Bahçeli’nin de dediği gibi, buyursun vatanına gelsin. Yanlışta olan siyasi liderlerle görüşsün. Akan kanın nasıl durdurulacağı yönünde kafasından geçenleri anlatsın. Ne demiş bilgeler: “Düşünceler çarpışır ortaya yepyeni düşünceler çıkar.”

Gözyaşı dedim de…

Çok uzaklardaki Sayın Gülen’e, Türkiye’de en fazla getirisi olan mizansenin kendisinin de çok iyi bildiği gibi ağlamak olduğunu söylemeliyim. Ağlamaksa tek kurtuluş, hepimiz her gün giden sayısız genç evladın acısına ağlıyoruz. Ama gözyaşı acıları dindirmeye yetmiyor.

Milletin anası ne kadar ağlarsa ağlasın, derdine çözüm olmazken, bir politikacı duygulanıp gözyaşı akıttığı zaman oy hanesindeki artış öylesine etkili ve kayda değerdir.

Bunun örneğini rahmetli Özal zamanında görüp, yaşamadık mı? Şimdi sahnede aynı rol yinelenmiyor mu? Evet… Gözyaşı bizim ülkemizde siyasetçinin en güçlü sermayesi oldu.

12 Eylül şakşakçıları, bugünün en korkusuz 12 Eylül protestocusu konumundadır.

Kısacası sapla - saman birbirine karışmıştır. Ayırmanın yeri de harman yeri değil artık referandum sandığıdır. İşte bu yüzden Devlet Bahçeli yerden göğe kadar haklıdır…

Referandum sandıkları herkesi bekliyor.

Okyanus ötesindekilere de, berisindekilere de bu vatanın kapıları ardına dek açıktır.

Lafı dolandırmaya hiç mi ama hiç gerek yoktur. Her zaman hayır da hayır vardır.

Allah, ülkemizi ve milletimizi şerlerden uzak tutup, hayırlardan ayırmasın.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...