Pazartesi, 21 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Ah arkam!


Kelle felli iki yarma aralarına aldıkları adamı sille tokat dövüyor ve adamcağızda:

“Ah arkam! Ah arkam!” Diye feryadı figan eyliyormuş.

Bu durumu fark eden yarmalar bir ara durmuş sonra da adamın boğazına sarılıp:

“Lan! Biz ağzını burnunu dağıtıyoruz, sen tutturmuşsun ah arkam diye bağırıyorsun. Kafayı mı yedin!”Diye gürlemişler.

Zavallı adam can havliyle kendini feleksizlerin elinden kurtarıp, iki adım gerilemiş, elinin tersiyle kan sızan ağzını silmeye çalışarak:

“Derim elbette. Arkam olsaydı, sahiplerim olsaydı siz beni böyle paçavraya çevirebilir miydiniz?”Diye inlemiş.

* * *

Nerde bir gariban, bir mağdur görsem; rahmetli babamın yukarıda anlattığı mesel gelir aklıma ve o meselin ana fikri:

“Sakın yalnız kalmayın. Birlik dirilikten kopmayın.”Sözü yankılanır kafamın içinde.

İstanbul’da, Halkalı da patlayan bombayla hayatını kaybeden Uzman Çavuş Mehmet Boşnak’ın eşinin Kemal Kılıçdaroğlu’na söylediği sözler hiç de yenir, yutulur cinsten değil hani… Nüfus cüzdanında T.C yazan, bu ülkenin eğitimine karınca kararınca da olsa zerre kadar katkısı olan bir vatandaş olarak kulaklarıma kadar kızardım, tüylerim diken diken oldu ve gayri ihtiyarı ellerim kasılıp, yumruğa dönüştü.

Eşinin şehit olmasının ardından hastaneye gittiğini söyleyen Emel Boşnak:

“Sosyal güvencen bitti. Şehidini toprağa verdin. Al reçeteni git.”Denmesine fena halde içerlemiş. Hele hele:

“Ben fukara, çaresiz değilim, ben bir şehit eşiyim.”Sözleri kurşun gibidir…

Bir şehit eşinin, kocasının daha mezardaki toprağı tazeyken, yası bitmemiş, gözyaşı dinmemişken böyle bir durumla karşılaşmasının açıklamasını, yorumunu yapabilene aşk olsun! İşte sözün bittiği yer burası, haklı isyanı da Türkiye’nin gündeminin ilk maddesidir.

Bakınız, Amerika’nın Süper Amerika olmasının sihri nedir bilir misiniz? Vatandaşının hakkını okyanus ötesi olsa bile araması, onu yalnız bırakmamasıdır.

“Küçük Amerika olacağız. Her mahallede bir milyoner yaratacağız.”Diyenlerin görmezden geldiği bu gerçek, iflas eden bireyci politikaların ne yazık ki somut gerçeğidir.

Emel Boşnak’ın:

“Allah’ınızı severseniz bu ülkeyi onlara bırakmayın!”Sözü ise gelinen bu süreçte Gandi Kemal’e olan sonsuz güvenin göstergesidir. Bu güvene Kemal Kılıçdaroğlu sahip çıkmalı, değişim rüzgârının daha güçlü esmesi için ekibine dinamizm kazandırmalı, safları var gücüyle doğal sempatisini ön planda tutarak sıklaştırmalıdır. Halk her şeyin farkında…

Eğer halkı yanınıza almışsanız, bir avuç zülüm edenin ejderhalığı, kaplanlığı kâğıttan makete dönüşür. Gandi Kemal bu şansa şu an sahip. Usta bir satranççı gibi hamleleri yapar, duygusallığa düşmezse Türkiye’nin tıkanan iç politikasının önünde tertemiz bir sayfa açabilir, adını tarihe yazdırabilir.

Hazır söz muhalefetin liderinden açılmışken; ülkemiz çok sesliliğinin merkezlerinden biri olan emeklilerin isteğini de iletmek isterim kendisine. Dinle Sayın Gandi Kemal. Diyorlar ki:

“İktidara geleceğini biliyoruz. Ama iktidara gelip de hesap sormazsa; iki elimiz bu dünyada da, öbür dünyada da yakasında!”

Bakalım… Göreceğiz…

Geldiğinizde, vatandaşa:

“Ah arkam!” mı dedirteceksiniz, yoksa arka mı olacaksınız…

Tarihin bugünkü tanığı ve yazmanları olarak bunu da yazacağız.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...