Salı, 17 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Sniper


PKK’nın üç Sırplı keskin nişancı kiraladığı yönündeki haberi okuyunca; 1945 Rus- Alman Savaşını konu edinen ve 2001 tarihinde; ABD, İrlanda, Almanya, İngiltere ortak yapımı olarak sinemalaştırılan Kapıdaki Düşman filmini anımsadım.



İkinci Dünya savaşının gerçek kahramanlarından biri olan Rus Vasili Zaitsev’in yaşamının bir savaş atmosferindeki öyküsü, olağanüstü savaş sahneleriyle ve ürperten bir gerilim içinde anlatılıyordu. Ünlü sinema oyuncusu Ed Haris’in keskin nişancı rolüyle harikalar yarattığını söyleyebilirim. Bu filmi internetten indirebilir, zengin arşivi olan CD veya kaset ofislerinden sağlayabilirsiniz.



Keskin nişancıların silahı Kanas, Rus Evgeniy Fedorich Dragunav tarafından tasarlanmış 1963 yılında üretilmeye başlamıştı.



Kaleşnikov’un, bizdeki adıyla Keleş’in de Ruslar tarafından tasarlanıp üretildiğini düşünürsek, Rusya’nın suikast silahları yapımında bir adım önde olduğunu görebiliriz. Öyle ki, son üretilen A–9 Kaleşnikof tüfeği; sessiz ve çeliği delecek kadar etkilidir.



Keskin nişancı demek akla suikast olasılığını getirir.

Suikast kimlere yapılır?

Devletin en üst makamında bulunanlara…

Dilerseniz filme dönelim.

Kapıdaki Düşman filminin öyküsünde Rus keskin nişancının görevi Kanas tüfeğiyle Almanların en önde gelen subaylarını vurmak ve Leningrad kuşatmasındaki Faşist Nazi ordusu içinde moral bozukluğu ve kargaşa yaratmaktır.

Keskin nişancı Vasili görevini başarır.

Hiç olmadık bir yerde ve beklenmedik bir anda, çok uzaktan Nazi subaylarını avlar.

Bir, iki derken üç-beş subay avlanınca, Nazi ordusunun komutanları Rus keskin nişancıya karşı alternatif olarak kendi keskin nişancılarını öne sürer ve böylece iki sniperin birbirini yok etme mücadelesi müthiş bir gerilim ve heyecan içinde başlar.

Leningrad kuşatması; soğuk kış koşullarında devam ederken, iki keskin nişancının mücadelesi de sürmekte ve tarafların her vurdukları subay, kendi ordularının askerlerine moral verir. Ancak Rus sniper hep öndedir ve Naziler şaşkınlık içindedir.

Bu filmi, kiralanan Sırplı keskin nişancılar ile onları kiralayanlar oturup bir izlemesini dilerdim. Sonuçta her savaşta olduğu gibi kazananların olmadığı kanlı bir sonun faturasının tümüne eksiksiz kesildiğini fark edeceklerdir.

Unutulmamalıdır…

Misilleme içinde sürüp giden her çatışma ancak vahşetle adlandırılır.

Omzundaki Kanasın kabzasını kalbinin ritmine, tetikteki parmağını aldığı soluğa, namludan çıkacak kurşunun hata ihtimalini esen yelin gücüne göre ayarlayabilen bir keskin nişancı ve finansörleri; rüzgâr ekip, fırtına biçeceklerinin hesabını da yapmak zorundadırlar.

Israrla önerdiğim Kapıdaki Düşman filmini izlerken; savaşın acımasızlığını, insanoğlunun ne kadar anlamsız bir kısır döngü içine düşerek kendi soyunu yok etme barbarlığı yaşadığını görecek, tiksineceksiniz.

Aklı fikri savaşın tek çözüm yolu olduğunda olanların bu mükemmel sinema yapıtını ibretle izlemelerini öneririm.

Ve keskin nişancıya son not…

Her sniperin nişangâhındaki hedef aslında kendisidir. Bunu fark ettiğinde de iş işten çoktan geçmiş olacaktır…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...