Salı, 22 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Asker oldum piyade


Aşağıdaki Yahya Kemal Beyatlı’nın şiirini önce bir okuyalım…


Akıncılar


Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi "ilerle"
Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafilelerle

Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan
Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan

Bir gün yine doludizgin atlarımızla
Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla

Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde
Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik



Şiirin içinde Osmanlı Ordusunun muzaffer olmasının ve Türk askerinin görevlerini neden korkusuzca yaptığı:



“Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde
Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde” Dizlerinde mevcuttur.



Bu dizelerde verilen mesaj açıktır:

“Ölürsen şehitsin, kalırsan gazi.”



Peki, gündemdeki paralı hudut askerliği yasalaşır ve uygulamaya konulursa bu değer geçerli olacak mı?



Bir kere eğri oturup, doğru konuşmak ve düşünmek gerekir.



Kim hayatını para için tehlikeye atabilir?



Hangi ana-baba evladını ateş hattına gönderir?



Ataması Doğu ve Güneydoğu’ya çıkan öğretmen, doktor adaylarının bile çoğu zaman can güvenliği yok diye görev yerine gitmediğine tanık olmuyor muyuz?



Para söz konusu olduğunda hangi manevi değeri siz itici güç olarak ortaya koyabilirsiniz?



Gazilik ve şehitlik olgusu bu noktada tartışma konusu olmayacak mı?



Amerika’da paralı askerlik yapan askerlerin çoğunluğu göçmenler. Toplumun en alt sınıfındaki işsiz, güçsüz, tek çaresi askerlik yapmak olanlardır.



Kaçak ya da suçlu mülteci iken ülkeden kovulmamak için göçmen bürolarında askere yazılmak seçeneğiyle baş başa bırakılanların sayısının hiç de azımsanmayacak sayıda olduğunu biliyor musunuz?



Pentagon’un, Internet sitelerinde askerlik çağrısı yapan ilanlarını hiç görmediniz mi?

Vatan görevi yapması için gencini ilanla arayan bir ulusun ordusundaki disiplinin ölçüsünün ne olacağına hiç kafa yordunuz mu?



Düşmana yakalanan paralı bir askerin, birliğinin sırlarını daha çok verilecek paraya satma olasılığında bulunamaz mı?



Peki, bu birliklerin başarı oranı nedir?



“Al sana iki bin lira, git savaş!” Demek, bizim ulusal değerlerimizle bağdaşır mı?



Bakınız, Osmanlı ordusunda asker iki önemli olgunun bilincindeydi.

Birisi şehitlik ve gazilik manevi rütbeleri, diğeri ise elde edilecek ganimetlerdi.



Osmanlı aldığı toprakları yeni işgallere zemin hazırlamak için askerlerine tapular,

Osmanlı nüfusunun o topraklarda kök salmasını sağlardı. İstanbul fetih edilmeden önce Fatih Sultan Mehmet’in babası ve dedeleri; bu ince, stratejik planı sabırla uygulamışlardı. İstanbul’un alınmasındaki sihir, denize karadan indirilen gemiler değil zamanın içine kurgulanan o müthiş stratejiydi.



Eğer askerin içinde manevi duygular ağır basmıyorsa; ne eldeki en teknik silahlar, ne de askerin cebine koyulacak çok sıfırlı maaşlar etkili bir sonuca kapı aralayamaz. Belki Amerika çapulcular ordusunu para üzerine kurabilir. Ama bizde bu olanaksızdır.





Demem o ki ve kısacası; paralı hudut özel birlik askerliğini planlanırken; toplum bilimcilerin, uzmanların, psikologların görüşüne mutlaka başvurulmalıdır.



Ve en doğrusu da; bu kirli, çirkin ve haksız çatışmaların durması için yoğun mesai harcanması, kalıcı çözüm yolları aranmasıdır.



Kan ve gözyaşını; ne badem, ne sarkık ne de pos bıyıklı asker çözümleyebilir.

Çözüm yolları aranıyorsa eğer; o da kısır çekişmelerde değil, akıldadır…



Dilerdim ki böylesine bir hudut özel birliği tartışması hiç olmasaydı.

İnanın bu düşünce; Türk Ordusunun genlerine, ulusal değerlerimizin bakış açısına çok aykırı.

Vatan, millet, Sakarya adına yapılamayanları siz lejyonerler birliği kurarak yaptıramazsınız.



Para sözcüğü ile Yahya Kemal Beyatlı’nın Akıncılar şiirini yan yana getirmek akıl işi mi? Ne diyelim. Yine de hayırlısı. Ve biz iyisi mi fikir yürütmek yerine:

“Asker oldum piyade.”Türküsünü çığırmaya devam edelim.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...