Pazar, 8 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Ekmek arası peynir


1995 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında çıkan Kardak krizindeki Türk Timinin komutanı Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen’in mahkemede basına da yansıyan açıklamalarını okurken yüreğimi alabildiğine bir hüzün bastı.

Amirallere Suikast ve Kafes Davalarıyla birleştirilen Poyrazköy Davasında yargılanan 11’i tutuklu 69 sanık arasında yer alan Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen:
“Benim Türk Silahlı Kuvvetlerinden başka bir örgütüm yok. Tek örgütüm Türk Silahlı Kuvvetleri” Derken, Kardak Adasına nasıl gittiklerini de en ince ayrıntısına kadar anlatmış.

Aslında onlar birer kahraman ama şimdi bir darbeci (!) olabilir iddiası ile yargılanıyorlar.
Sat (Sualtı timi) Komandoları bugün Türk Silahlı Kuvvetlerinin uluslararası sulardaki Deniz Kuvvetlerinin en vurucu ve en caydırıcı gücünü oluşturuyor.

Bu göreve getirilenler sıradan askerler ve komutanlar değil.
Özgeçmişleri elekten geçirilmiş, vatanseverlikleri sınanmış, iradeleri bin bir sınavda sorgulanmış her biri bir cihan parçası yiğitler.

Kardak Adalarındaki Türk Bayrağı indirilip yerine Yunan Bayrağı asıldığında, hayatları pahasına harekete geçerler. Sat Botlarının benzinini de kendi kredi kartlarıyla alarak görevlerini tamamlarlar.
Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen:
“Görev emri verilmişti. Komutanlarımıza benzinimiz yok diyemezdik. Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe’nin şahsi kredi kartından aldığımız benzinle yola çıktık ve ekmek arası peynir yiyerek görevimizi yerine getirdik.” Derken onu dinleyen yargıçların gözlerindeki ifadeyi görmeyi çok isterdim.
Türkşen’in sorgulamalardaki gurur kırıcı ifadelerin arkadaşlarından Levent Bektaş’ı isyan ettirdiğini ve:
“Arkadaşımız Levent Bektaş;’Benim askerlikle ilgili sorunum yok. Ben dünyaya yeniden gelsem yine asker yine SAT olurdum. Ama bu ülkenin ordusunda değil.’demişti. Bektaş’a bu sözü ettirenleri asla affetmeyeceğim.”Demesi üzerine mahkeme salonunda yaşanan duygusal anlar gözyaşlarına neden olur. Mahkeme başkanı duruşmaya bir saat ara verir.

Ülkemiz öylesine günler yaşıyor ki; hainler kahraman; kahramanlar hain olabiliyor.

Bir ulusun onur, namus ve erdemlilik simgesi olan bayrak için; hayatını tehlikeye atarak ve en zor koşulları aşarak bayrağımıza tahammül edemeyenlere hadlerini bildiren bu kahramanlarımızın en kısa sürede aklanacaklarına inanıyorum.

Onların görev bilinci ve vatan aşkı, bizden sonraki kuşaklara ibret ve heyecanla anlatılmaya devam edilecektir.

Bu ülke çok hainini ve kahramanını süzgecinden geçirdi. Geçirmeye de; kimlerin hain, kimlerin kahraman olduğunu da ortaya çıkarmaya devam edecektir…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...