Çarşamba, 24 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

Hayvan gibi yaşamak


Yazının başlığı için öncelikle okurlarımdan özür dilerim.

Ancak anlatacaklarımdan sonra:

“Haksız değilmişsiniz.”Diyeceğinizden eminim.

* * *

Akdeniz’in kıyısında yaşamak insanoğlu için hayatındaki en önemli şanslarından biridir. Yaşamak derken ot gibi olanını kastetmiyorum. Her soluğu hissederek, baktığını gerçek anlamda görerek, sahip olduğu değerlere sımsıkı sarılarak insan gibi yaşamaktan söz ediyorum.

Sabah gün doğarken kalkmak, günün yeni başlangıcına çılgınlar gibi cıvıldayarak katılan kuşların sesine kulak vermek ve üzerine bir şort, tişört çekip sahile inmek, çarşaf maviliğindeki suları kulaçlamak ve uzayıp giden altın kumsala sere serpe serilmek Akdeniz insanının sahip olduğu en büyük değerlerden biridir.

Ama…

Ama gelin görün ki bu muhteşem mekânı öylesine acımasız ve hoyratça kullanıyoruz ki insanın çıldırası geliyor.

Bu sabah erken saatlerde uyuyan eşime ve çocuklarıma seslendim:

“Haydi, tembeller deniz vakti!” Dedim.

Mırın kırın ettiler ama mis gibi çayı termosa katarken:

“Gelmeyene simit ve poğaça yok!”Deyince sapır sapır döküldüler.

Konyaaltı kıyı şeridi erken saat olmasına rağmen kalabalıktı.

Ne var ki akşamın sahil konukları kıyıyı adeta çöp deryasına dönüştürmüştü.

Çitlenmiş çekirdek kabukları, savrulup atılmış mısır koçanları, sineklerin üşüştüğü karpuz kabukları, öbek öbek oluşmuş çöplükler, içinde atık bulunan savrulmuş atılmış poşetler bütün keyfimizi kaçırdı.

Böyle bir şeyi kendini insan sananlar nasıl yapabilir?

Doğaya verdiği bunca güzellikten sonra böyle mi teşekkür edilir?

Belediyeler neden yaz günleri boyunca denetlemez buraları?

Geçen yaz da yazmıştık. Sahilden sorumlu belediye yetkililerimize dilekte bulunmuştum.

Plaj işletmecileriyle yapılan sözleşmelere:

“Her plaj işletmecisi kendi alanının dışında bulunan halka bırakılmış kumsaldan da sorumlu olmalı, temizlik ve düzenini sağlamalı maddesini de koymalı.”

Vicdanı olmayan, benden sonrası tufan diyen, hayvan gibi yaşamakta direnenleri de hizaya sokmalı, uyarmalı, gerekirse para cezasına çarptırmalı.

Ya da bu utanmazların görüntüleri çekilip:

“Yaz magandaları.” Diye teşhir edilmeli.

Şahsen kıyıda olduğum sırada; yere çöp atan, aşağılık davranışlarda bulunan, içtiği meşrubat şişesini nişangâh olarak koyup, attığı taşlarla paramparça ederek kumsala saçan görürsem; bunun hesabını; ne belediyeye, ne de güvenlik güçlerine kestiririm. O insan müsvettelerinin yakasına sarılıp, yaptıklarının hesabını bir yurttaş olma bilinciyle sorarım. Benim gibi tavır koyan ve oto kontrol uygulayan her vatandaşın da yanında korkusuzca, sonuna kadar yer alırım.



* * *

Her şeye rağmen; bozulmuş moralimizle, burkulmuş yüreğimizle, eski öğretmenler plajının olduğu yerde şemsiyemizi kurduk ve kendimizi Bey Dağlarının tanıklığında, Akdeniz’in ılık sularına bıraktık.

Şanslıydık ve Akdeniz’in kıyısında, masmavi suların koynundaydık…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...