Çarşamba, 20 Kasım 2019
Şahin AKÇAP

Neden yankee go home?


USS Dwight Eisenhower uçak gemisi Antalya’da protesto edildi. Protesto edenler haklı mıydı, haksız mıydı? Geçmişi de anımsayarak dilerseniz küçük bir analizini yapalım derim.



1967–1969 yıllarını yaşamış 68 kuşağının hedeflerinden biri 6.Filoydu.

İstanbul’a gelen 6.Filo askerleri; Beyoğlu’nda, Karaköy yokuşunda devrimci gençler tarafından köşede kıyıda sıkıştırılır, ağızları burunları dağıtılırdı.



Ya da İstiklal Caddesinde alış verişe çıktıklarında ansızın ortaya çıkan üç beş vur kaççı genç askerlerin üzerine boya atıp ortadan kaybolurdu.



Amerikalı askerlerin giysilerine jilet atmak en kabadayı davranışlardan biriydi.



Amaç; dünyanın en büyük emperyalist, işgalci ve vahşi savaş gücüne sahip Amerika’yı küçük düşürmek, Amerika deniz filolarına bağlı gemilerin Türkiye limanlarına demir atmaktan vazgeçirmekti.



16 Şubat 1969 yılında İstanbul Bayazıt Meydanında 6.Filoya karşı sol örgütlerin ortak mitingi provoke edilmiş, sola karşı olan insanlar:

“Bunlar Rusya yanlısı, Komünist! Amerika bizim dostumuz.”Denilerek arbede çıkmasına zemin hazırlanmış ve iki delikanlı çıkan büyük olayda bıçaklanarak öldürülmüştü. Yaklaşık seksen sol örgüte karşı saldırıyı o zamanki Komünizmle Mücadele Derneği örgütlemişti.



Düşünün, Amerikalı askerler 6.Filodan inip genelevi ziyaret edecekler diye Karaköy Zürafa Sokaktaki genelevin tüm evleri boyanıp, askerlere hazırlandığı yıllar yaşandı bu ülkede.



“Küçük Amerika olacağız!”Diyen siyasetçilerin günlerinde Amerika tek dostumuz, Rusya’da; Allahsız, kitapsız, namus kavramı olmayan komünist ve tek düşmanımızdı.



Yankee go home sloganı uluslar arası bir slogandır. Amerika evine dön demektir.

Çünkü Amerika kendi ülkesi dışında stratejik ve yeraltı değerleri zengin olan az gelişmiş ülkeleri işgal etmekte, ya da o ülkelerde iç karışıklıklar çıkararak kendi kuklası olacak yönetenler belirleyerek politikasını sürdürmekteydi. Bugünde farklı bir şey yaptığını söyleyebilir miyiz?



Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının asılmasındaki politikanın arka planındaki güç de Amerika’dır. Bağımsız Türkiye mücadelesi için örgütlenmiş o gençlerin kıyıcılarının arkasındaki ipin bağlı olduğu el de yankee go home sloganının muhataplarıdır.



Türkiye’deki sol çizgi; Amerika tehlikesini sezinleyip, fark ederken ve bu tehlikeye karşı tavır alırken, ne yazık ki; sağdaki düşünce çizgisinde olanlar, Amerika’yı, Türkiye’nin koruyucusu, Rusya’ya karşı caydırıcı gücü olarak değerlendirmiştir. Fark edilmek, ya da anlamak istenilmeyen ise Bağımsız Türkiye idealidir. Oysa Bağımsız Türkiye sloganının tüm zerresinde bütün emperyalist ve sömürgeci ideolojilere karşı koyma bilinci vardır. Yurtta barış, dünyada barış utkusunun ilk basamağı da bu sloganın veya idealin içindedir.



“Paşam artık Amerika, İngiltere gibi büyük ülkelerle münasebetler sağlamalıyız.”Diyen arkadaşlarına Mustafa Kemal’in yanıtı:

“Biz işimize bakalım. Şartlar gerektirirse aramızdaki mesafeyi koruyarak elbette görüşmeler yaparız.”Olmuştu. Buradaki hassasiyet, planlanan büyüme hızındaki Türkiye’nin serseri rüzgârlardan etkilenmemesiydi. İsmet İnönü’de aynı politikayı yürüttü. Hatta:

“Büyük ülkelerle münasebetler vahşi bir ayıyla aynı yatağa girmek kadar tehlikelidir. İcap ederse ilişkilerimiz olur.”Sözü de tarihe kayıt oldu.



Ne yazık ki; bu ince ayarlı, olağanüstü duyarlı dış politika Demokrat Partinin iktidar olmasıyla sona erdi, çeşitli Amerika yardımları adı altında Amerika virüsü bütünlüğümüze girdi.

“Her mahallede bir milyoner olacak. Küçük Amerika olacağız.”Sözü Adnan Menderes’e aittir.



Bu sözün faturası da zamanla NATO’ya bağlanmamız, Marşsal yardımı alacağız diye Kore’ye asker gönderip onlarca şehit vermemiz olmuştu. Çukurova, Ege, Doğu ve Güneydoğu’daki ağalık, şeyhlik etkin kılınmış; zenginlik ve yoksulluk kavramı da milyonlarca yoksulu, bir avuç azınlığa mahkûm etmişti.



Amerika içimizdeydi… Parlementomuzdaydı… Okuldaki dağıtılan Amerikan yardımı süt tozundan yapılmış sütteydi… Yutturulan balık yağındaydı.



İşte o Amerika ve onun işbirlikçisi Avrupa Birliği, bugünkü sıkıntılarımızda yine başrol oynamaktadır.



Dünya siyaseti ve içindeki Türkiye’nin son üç ayını değerlendirdiğimizde, ortaya çıkan fotoğrafın tam ortasına bölünmeye ve ayrışmaya doğru itilen Anadolu’yu görebiliriz.



Evet… İşte bu fotoğraftakileri yalın biçimde gören, kahrolan her yurtsever gibi Antalya limanına gelen uçak gemisine bende:



-Yankee go home! Diyorum.



Hem de damarlarımda akan kanın her zerresinde mevcut olan Kuvveyi Milliye ruhuyla…



Ayrıca bütün dünya halkları gibi; sevinci, kaygısı, ortak olan Amerika halkını da:



—İşgalci, savaşçı, komplocu ülkesinin dış politikasını protesto etmediği için! Serzenişte bulunarak şiddetle kınıyorum…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...