Salı, 19 Kasım 2019
Şahin AKÇAP

Zebanilerin utanç günü


Bugün 2 Temmuz…

Zebanilerin ve zebanilere karşı sessiz ve kayıtsız kalanların utanç günü…

***

Didim’de 17.Dönem SHP Milletvekili Musa Ateş amcanın parlamenterler sitesindeki evinde konuğu olduğumuzda küçük oğlu Egemen’in kızı henüz emekliyordu. Yaşanmış günlerinden anılar anlatıyordu Musa Ateş;



“Kabe’i muazzamdayız. Allah’ın evi diyor buraya Araplar. Biz milletvekilleriyle birlikte rahmetli Turgut Özal’da grubumuzun içinde… Arap tercüman; ’Burası Allah’ın evi.’diye bir cümle sarf ettiğinde, kendimi tutamadım. Allah’kulli kadirdir. Mutlak hükmedendir. Kellemi koyarım ki, Allah’ın evi burası değil diye haykırdım. Her kes şaşkın, Özal’ın fısıldayan sesi;’Musa Bey.’ Diyor. Belli ki ‘Sakin ol.’ demek istiyor. Ama bir kere ok yaydan çıkmış. Bu benzetme, Allah’ın kâinata olan yüce hükmünü küçümsemek. Benim bu söze itirazım ve çıkışım mukaddes alanda bomba patlamış etkisini gösteriyor. Ve sözüme devam ediyorum. Allah her yerde… Allah’ı bir haneye yerleştirmenin imkânı yok diyorum. Bizim grup rahatlıyor. Rahmetli Özal’da. Ama Arap rehber ve yetkililer şaşkın. Ve bizim kafile bizzat Suudi Kral’ı davetlisi. İslam dinine karşı değil küçük bir saygısızlık, gayri ihtiyari bir sürç-i lisan eylemenin cezası bile idam. Ancak açıklamam ve bu yönde mantık yürütmem ilerleyen dakikalar içinde saygı dolu gülümsemelere neden oluyor.”



İşte bu sözlerin sahibinin, Allah’a bütün varlığıyla kul olmuş Musa Ateş’in kızı da, halk dansları görevlisi olarak gittiği Sivas’ta yakılmasına engel olamadı.



Musa Ateş, Erzincanlı… Ancak seven canları onu Tunceli’den milletvekilliğine aday göstermiş ve sonuçta meclise göndermişlerdi.



Sehergül, Musa Ateş’in her şeyiydi. Annesinin icabet edemediği davetlerde babasının yanında bulunur, annesinin ona verdiği bu onurlu görevi yerine getirirdi.



Ve güzel, akıllı, hayatının daha baharındaki kız; 33 aydın ve 2 otel görevlisiyle birlikte zebaniler tarafından yakıldı. Musa Ateş bu büyük acıyı:

“İncinsen de incitme.” Felsefesine sımsıkı sarılmış tepeden tırnağa gerçek bir imanı kâmil olarak unutmaya çalıştı.



***



2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Otelinde Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılanlar din adına yola çıktığını sanan Neronlar tarafından ateşe verilmişti.

Aradan tam on yedi yıl geçti…

Ateşleri küllenir, acıları azalır diyenler yanıldı…

O ateş; hala yürekleri yakmaya, acıları tazelemeye devam ediyor. Çünkü hala bu ülkede din adına; bugünü ve geleceği pazarlamaya çalışan zebaniler var. Onların varlığı; ateşi kor, acıyı ızdıraba dönüştürmeye devam ediyor.

Peki, bu yakan, kor olmuş ateş ne zaman söner derseniz eğer:

—İnançların sömürülmediği, Allah’ın haraç mezat pazarlanmadığı bir Türkiye yaratılırsa… Yanıtını veririm…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...