Cuma, 18 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Yüksek gerilim


Havalarda sanki iç ve dış politikamıza ayak uydurdu. Haziran'da,
Mayıs ayını yaşıyoruz.

Hafta başı Antalya ile birlikte tüm ülke genelinde kaydedilen yağışın miktarı
hatırı sayılır ölçüdeydi. Bu yağmurlara; toprakla, nebatla uğraşanlar rahmet
diyor. Bizde gökten gelene:
-Şükür! Diyoruz.

Havadaki gerilimi yağan yağmur su olup indirirken; politikamızdaki gerilimin
hiç bir şekilde düşmemesi doğal olarak vatandaşımızın ruh yapısını da etkiliyor.

Liderlerin birbirine meydan okuması doğaldır. Ancak terör günlük hayatı sürekli
tehdit ederken ve ulusal bütünlük hatırı sayılır sarsıntılar geçirirken, liderler de
söylemlerinde yıldırım etkisi yaratan sözcüklere dikkat etmelidir.

Sadece iç politikamızda değil dış politikamızda da sıkıntılı günler yaşıyoruz.
Sıkıntının çözümüne giden yol önce durup bir nefes almak, ağızdan çıkan sözü
kuyumcu titizliğiyle tartmak gerek.

Ulusal değerler söz konusu olduğu zaman bir araya gelmek, devlet içi siyasetin
bir geleneğidir. Söz; yerini sağduyuya, duygu; yerini mantığa, karar verme iradesi
de ülkenin can alıcı sorunlarına odaklanır.

Açıkça söylemek isterim ki; vatandaş moralsiz ve bezgin.

Her gün tırmanan terörün yarattığı şokla allak bullak olmuş durumda.

Tutunacak dal arayan kitlelere çözüm üretmek dururken; iktidarıyla, muhalefetiyle
bir araya gelinip halledilecek meseleleri kayıkçı kavgası içine çekmek elbette ki
insanları bezdirir.

Yarın halk kendisine kaosu reva gören partilerin yakınına bile yaklaşmaz. Sırf
bu aymazlık için yönetme görevi isteyenleri sandığın içine gömer. Bu gerçeği
çok yakın bir zamanda yaşatan bu halktı, tekrarını da yapmaktan geri durmaz.

Onun için liderlere diyorum ki, bir nefes alın.

Aynanın önüne geçip ruh halinizi bir seyredin.

Halkın içinde dolaşıp, nabzını yoklayın. Halkın içine siz çıkamıyorsanız, görevlilerinizi
yollayın.

Son bir hafta söylemlerinizin, icraatlarınızın analizlerini yaparak özeleştiri mekânız-
masını çalıştırın.

Ve hemen yüksek gerilim hattından çıkın!

Geçmişle hesaplaşmalarınızdan vazgeçin...

Bakın işte o zaman her şey daha belirginleşecek, yürüdüğünüz dar yol genişleyecek,
eleştiri ve özeleştiri mekanizması işlerlik kazanacak, öfkenin yerini hoşgörü ve sabır
alacaktır.

Kısacası; ne kendinizi, ne rakiplerinizi, ne de bizi öğütün.

Öğüteceğiniz; hepimizi yoran, yıpratan acımasız sorunlar olsun...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...