Salı, 22 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Antalya Havaalanında birkaç saatin gözlemi


Cuma akşamından başlayan yaz yağmuru tozlanmış Antalya sokak ve

caddelerini, sıcağa boynunu bükmüş yeşili bütün bir gece boyu yağarak

adeta yıkıyor.



Haziran’ın son cumartesisi…



Üniversite sınavının birinci eleme sınavının ardından eğitimimizin acımasız

eleğin üzerinde kalan öğrenciler geçen cumartesi ikinci ayak sınava, bu cumartesi de

alan sınavına katılmak için ayaktalar.Yalnızca öğrenciler değil; onlarla birlikte anne ve

babalar da ayakta.



Bir yıl boyunca stres yaşayan ailelerden biri de bizdik. Kendini dershane ve evdeki

planlanmış çalışmalarıyla helak eden küçük kızımız; bize de yaptığını yapmış üniversite sınavı denen cenderenin içine atmıştı.,



Annesiyle sınav için evden çıktıklarında; benim görevim de havaalanına gitmek, Van’dan gelecek olan anacığımı ve yeğenimizi karşılamaktı.



“Anacığım buralar sıcak, sonbaharda gel!” Önerimizi:

“Olsun! Sizin çektiğiniz sıcağı bende çekerim. Özledim.”Diyerek geçiştirmişti.



Öğretmen dost Mehmet Öztürk’ü arayarak:

“Senin araba klimalı.Hadi bütün randevularını iptal et de havaalanına gidelim.” Ricasında bulunuyorum.

Mehmet Hoca’nın sözcük dağarcığına dostları için “Hayır!”Sözcüğü yoktur.

“Olur hocam.Dün Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyundaydım.Bugün de Abdal Musa

Türbesi için tüm örgüt Elmalı Tekke Köyüne gidecektik.Ama kalan zamanımız olur.”Diye yanıt veriyor.



Mehmet Hocayla buluşup Antalya Atatürk Hava Alanına gidiyoruz.

Yol kalabalık.Trafikte farklı kentlerin plakalarının takılı olduğu araçlara seviniyoruz.

“Dilerim bu yıl şu terör belası turizmde etkisini göstermez de bu sektörde ekmek yiyenlerin

rızkına zarar gelmez.”Diyorum.

“Havaalanında onu da anlarız.Kalkıp inen uçakların sayısı,gelen yolcuların durumundan anlarız.” Yanıtını veriyor Mehmet hoca…



Havaalanına yakınlaştıkça başımızın üzerinden geçip giden uçaklara seviniyoruz.



Havaalanındayız.

Tertemiz, pırıl pırıl, çalışanlarının koşuşturduğu, yolcu beklemeye gelen tur acentesi görevlilerinin çokluğu moralimizi yükseltiyor.



Havaalanları, otogarlar; bir ülkenin sosyal ve ekonomik yapısı için çok ilginç gözlemler yapacağınız yerlerdir.



Gelen yolcu bölümüne özel izinle alınıyorsunuz.

“Yaşlı annemi karşılayacağım.”Dediğimde yer hostesi bayan:

“Uçağı indiği zaman sizi güvenlik noktasından içeri alırız.”Diye yardımcı oluyor.

O sırada; yeğenim İpek, annesi Pınar Hanım, Dedesi Namık Bey de geliyor.Birlikte beklemeye koyuluyoruz.



Gelen yolcular arasında beyaz, ya da siyah giysileri içindeki Arapları görüyoruz.Beklediğimiz salonun önü İç Hatlar…Galiba onlar; İstanbul ya da diğer kentlerimizi ziyaret ettikten sonra Antalya’ya geçiş yapıyorlar.



Nihayet Van uçağının da geldiğinin haberini işaret ederek veriyor görevli bayan.Söz verdiği gibi; ben ve yeğenimi bagajların da yürüyen bantların olduğu salona alıyor.

Tam o sırada Gürel Tekin’i fark ediyorum.CHP İstanbul eski İl Başkanı. Kapıdan kendine el kaldıran görevli hanımın yanına doğru yürüyor. Demek ki o da CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun bugün yapılacak gezi planında yer alacak.



Anacığım ve yeğenimi karşılıyoruz.



Son yıllarda sayıları artan özel uçak şirketlerinin rekabetiyle; Doğu ve Güneydoğu

Kentlerimizden her gün, her yere seferler yapılıyor.Bu alandaki hizmetleri iyi takip

ettiğinizde otobüs fiyatına uçak bileti alabiliyorsunuz.



Geçten yıl da yazdığım gibi; Van-Antalya arası kara yolunun otobüs yolculuğuyla uzaklığı yirmi iki veya yirmi dört saat…Halbuki uçakla bir saat kırk beş dakika…Taş çatlasa iki saat.

Aradaki fark müthiş…



Ancak Antalya’dan, Van’a otobüsle; İç Anadolu hattından ya da güneyden yapacağınızın yolculuklarda olağanüstü gözlemler ve izlenimler edineceğinizi de söylemeliyim.



Kavuşuyoruz.

Geçtiğimiz yaz Van’daydım.Bu kez anacığım Antalya’ya konuğumuz olarak geliyor hem de sevgili yeğenimiz Tuba ile.



Havaalanından evimize doğru hareket ettiğimizde Tuba:

“Anneanne uçakta bütün hostesleri tek tek öptü dayıcığım.”Tüyosunu veriyor.

Gülüyoruz.

“Korkudan öpmüştür.Yükseklik fobisini anneanne hostesleri öperek bastırıyor.Maazallah diğer yolcular da aynı yöntemi uygulasa hosteslerin hali nice olur.”Diyorum.



Havaalanında işler iyi.

Tur acenteleri faal çalışıyor.

Turizmden ekmek yiyenlerin gönlü rahat olsun.

Bu ülke için canını, başını koyan herkes bir yudum mutluluk için var gücüyle çalışıyor.

Bunun sihri de elbette kenetlenmemizde.

Bu birlik ve dirilik olduğu sürece hiçbir engel de aşılmaz değil.

Aşacağız…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...