Perşembe, 22 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Çirkin kral hafızalardan silinebilir mi?

Geçtiğimiz gün bir haber sanat dünyamızı özellikle sinema sanatı çevrelerini üzdü.Ve habere inanamadık. Haber:
“Kültür Bakanlığının Ankara AKM arşivinde yaklaşık 6 bin 700 film arasında Yılmaz Güney’in filmlerinin bulunmadığını. içeriyordu.
Sinemaya en alt basamaklardan katılan Yılmaz Güney avantür filmleriyle başlayan serüvenine ; Baba,Aç Kurtlar,Koçero,Ağıt,Endişe,Umut,Arkadaş,Sürü,Yol gibi sosyal konulu ödül yağdıran filmlerle devam etmiş;talihsiz bir olay sonucunda hapse düşmüş,daha sonra firar ederek Fransa’da yaşamını sürdürürken orada yakalandığı amansız kanser hastalığından kurtulamayarak vatanından,halkından uzakta hayata veda etmişti.
Yılmaz Güney o dönemlerde bir ekol olarak ortaya çıkmıştı.
Zavallılar filminde itilen,toplum dışı bırakılan yoksul insanları,Umut filminde at arabacılık yaparken atını bir kaza sonucunda kaybeden,daha sonra emekçilerin örgütlendiği bir eylemde elinde pankartı ile hak isteyen vatandaşı,Arkadaş filminde kırsal kesim ilişkilerinin(feodal) hızla kentleşen bir Türkiye tablosunda yozlaşmayı,emek ve sermaye çelişkisini,Yol filminde de farklı kesimlerden olan ve hapisten şartlı izinle ayrılan mahkumların Türkiye’nin renkli mozaiğindeki durumlarının tahlilini yapan filmleri sinemaseverlerle buluşturmuş,Yol Filmi ile de Altın Palmiye ödülüne layık görülmüştü.
Yılmaz Güney canlandırdığı insan tiplerinde; haksızlığa karşı gelen,mazlumun yanında yer alan tiplemelerle Ayhan Işık’ın tahtını sarsmış:
-O mu?Onunla asla başrol oynamam!diyen sinemamızın dev jönlerini; yönetmenliğini ve oyunculuğunu zirveye çıkardığı filmleri gişe hasılat rekoru kırmasıyla,Anadolu’daki gösterimde olan her filminin seyirci izdihamına neden olmasıyla mecbur kılmıştı.Çünkü sinemaseverler çirkin kralın her filmine özel bir ilgi gösteriyordu.
Şimdi ,böyle bir sanatçımızın;uluslar arası sinema festivallerinde özel gösterimlere layık görülen filmlerin senaristi,yönetmeni,başrol oyuncusunun filmlerinin Kültür Bakanlığı’nın arşivlerinde yapıtlarının olmadığı haberine şaşıyor,böyle bir haberin doğru olmamasını diliyoruz.Olsa bile Yılmaz Güney sineması mutlaka dünya sineması arşivlerinde ya da ;Fatoş Güney’in ve oğlu Yılmaz Güney’in titiz korumasında mutlaka mevcuttur.Hiç kimse ve hiçbir güç sinema tarihimizin hafızasını silemez...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-20

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...