Cuma, 6 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

PAMUK İPLİĞİ


Karadeniz’de, Çukurova’da, Akdeniz’de, Ege’de pamuk, zeytin, fındık, narenciye Doğu ve Güneydoğu’dan gelen vasıfsız, topraksız, işsiz insanlarımızın rızkı, ekmeği kısaca işi olur.



Köylerden “elçi” adı verilen amele, ırgat çavuşları tarafından insanlar; ailece ve çoluk-çocuk toplanır ve bir üstü açık kamyona istif edilerek bu yörelerimize götürülür bütün bir mevsim boyunca çalıştırılır.



İşsiz, sahipsiz, sanatsız sosyal hiçbir hakkı olmayan insanlar için bu işçilik mevsimliktir ve hiç yoktan iyi, hatta eşi bulunmaz bir nimettir.



Yılmaz Güney Endişe filmiyle bu göçü; bölgedeki sosyal ve siyasal sorunu da irdeleyerek anlatmıştı.



Harran Ovasında, Suriye sınırındaki bir Arap köyünde geçen ilk öğretmenlik yılımda Endişe filminde anlatılanların çoğuna yaşayarak görüp tanık olmuştum.



Köylerde yalnızca yaşlılar kalır, geri kalan bütün insanlar iş göçüne çıkardı.



Geçtiğimiz gün, gazetelerin ara sayfalar arasında minicik bir yer işgal eden o tuhaf haberle irkildim.



“Karadeniz’de Kürt kökenli işçilerin fındık toplama işinde çalıştırılmayacağı, yerlerine Gürcistan’dan işçi getirileceği.”Yazılıydı.



Eğer bu haber doğruysa ve gerekçe terörle ilişkiliyse, korkulan olmaya başlamış, asırlık dostluk ve kardeşlik bağları yara almış demektir.



Karadenizli ile Doğu ve Güneydoğu halkının yek parça Anadolu topraklarında bir sürü ortak çıkarları vardır.



Karadeniz balıkçısı için yaz ayları, hariç diğer tüm zaman dilimi Doğu ve Güneydoğu Anadolu muhteşem bir pazardır. Karadeniz sularından çekilen ağlardaki balıkların önemli bir kısmı Doğu ve Güneydoğu’da tüketilir.



Doğu ve Güneydoğu insanımız da Karadeniz için önemlidir. Fındık toplama, kurutma mevsiminde ucuz iş gücü için bulunmaz kaynak ve el değmemiş bir potansiyeldir.



Lanet olası terör tacirleri gerçekleştirdikleri eylemlerle, akıttıkları kanla, şimdi bu sosyal ve ekonomik ilişkiyi paramparça ediyorlar.



Dilerim bu haber, Karadeniz uşaklarına yakıştırılmaya çalışılan pis ve çirkin bir söylencedir.



Anadolu kardeşliği sanıldığı gibi pamuk ipliğine bağlı bir kardeşlik değildir. Tam aksine; kökleri asırların yüreğine bağlanmış, iç içe girmiş saygın ve kadim bir kardeşliktir.



Ancak bu kardeşliğin temelinde patlatılmaya çalışılan bubi tuzaklarının kurucularının oyunlarını bozmak zorundayız. Barış içinde bir arada yaşamamızın gücü pamuk ipliğine bağlı olmamalıdır…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...