Cumartesi, 7 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

İSRAİL TARİHİYLE YÜZLEŞMEDEN TÜRKİYE İLE RESTLEŞEMEZ


Avrupa’nın en büyük ülkelerinden biri Macaristan’dır.

Başkenti Budapeşte’de, Berlin’den sonra Avrupa’nın en büyük başkentidir.

Derler ki; Tuna Nehrinin ikiye böldüğü Budapeşte; biraz İstanbul, İstanbul’da biraz Budapeşte’dir. Tuna’nın ikiye böldüğü bu koca başkentin; bir yarısı Peşte, diğer yarısı da Buda adını alır.



Osmanlı İmparatorluğunun derin izler bıraktığı Macaristan’da, İkinci Dünya savaşından önce nüfusunun yüzde altısını Yahudi nüfusu oluşturuyordu. Ancak bu nüfus, Faşist orduların, Macaristan’ı işgal etmesinin ardından soykırıma uğrayarak yok edilmiştir.



Peşte de, Tuna Nehrinin kıyısında bir Türk Sanatçısının bu utanç soykırımın unutulmamsı için yaptığı sanatsal çalışma; dünyanın dört bir yanından gelen turistler tarafından; ibretle, nefretle ve ilgiyle gezilir.

Türk sanatçı Can Togay’ın eseri olan metal ayakkabılar; kurşuna dizildikten sonra nehrin azgın sularına atılan Yahudilerin yazgısının ağıtsı görüntüsü olarak gözler önüne serilir. Budapeşte’ye yolunuz düştüğünde, Sanatçı Togay’ın, Tuna kıyısındaki metal ayakkabıları seyrederken; kurşuna dizilen ve Tuna Nehrinin bulanık sularına atılan Yahudilerin canhıraş feryatlarını duyar gibi olursunuz.



Şimdilerde; kaytan bıyığı nedeniyle Hitler benzetmesi yapılan ve sevimsizleştirilmeye çalışılan İsmet İnönü; Avrupa’yı kasıp kavuran 2.Dünya Savaşının faşist ordularından kurtulup kaçan ve ülkemiz sınırlarına yığılan Yahudilere kucak açar. Onların acılarını, engin konukseverliğiyle dünyaya nam salmış Anadolu insanıyla paylaştırır.



Ve şimdi, o zamanın acılı insanları, Filistin topraklarında devlet olan İsrail halkını yönetenler, Türkiye’ye karşı amansız bir düşmanlığın tohumlarını ekmekte, ülkemizin yol göstericiliğine dudak bükmektedirler.



Gazze’ye yardım amaçlı gitmekte olan filoda bulunan Mavi Marmara gemisine helikopterlerle indirilen ve ölümlere yol açan İsrailli komandoların ölüm kusan silahlarının görüntüsünde donup kaldığımda, yukarıdaki tarihsel iz düşümünü anımsadım ve kahırlandım.



Oysa acıyı en iyi bile bir ulus İsrail…

İkinci Dünya Savaşının intikamını, Ortadoğu’da ümüğünü sıktığı Filistin Halkından almaya devam eden, akıl almaz yöntemlerle çoluk, çocuk demeden kıyan İsrail’i anlamak olası değil.



Ve ısrarla söylemek isterim ki:

“İsrail Halkı kendi tarihiyle yüzleşmeden Türkiye ile restleşmeyi göze alamaz.”

Hz. Musa’nın evlatları, henüz iş işten geçmeden; gelinen bu zor süreçte, dünyanın aynasına yansıyan kanlı yüzüne bir kez daha bakmalı; çok uluslu, emperyalist ulusların vurucu, kıyıcı, yok edici gücü olmaktan kurtulmalıdır. Aksi takdirde, İkinci paylaşım savaşında, dünyayı kan gölüne çeviren, milyonlarca insanı yok eden 1945’lerin; İtalya, Almanya, İspanya faşist devletlerinden hiçbir farkı kalmayacak; Amerika Birleşik Devletleri de (çok uzak ihtimal değil) yarattığı İsrail canavarının tehdidi altına kalmaktan kurtulamayacaktır.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...