Pazar, 8 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

KARA ELMAS KARA KADER OLUNCA


Zonguldak’ta ki grizu patlaması, göçükte kalanların cesetlerinin çıkarılması ve herkesi yaralayan, düşündüren lakırdıların edilmesi, haber programlarına yansıyan söyleşileri elimden geldiğince izledim.



CNN TV’nin konuğu olan Dev Maden Sen Başkanı Çetin Uygun’un söyledikleri, cesetleri çıkan maden işçilerinin görüntüsünde beynimde bir kez daha yankılandı.



Dev Maden Sen’in emektar Başkanı:

“Madende çalışanları sıradan köylülerden seçiyorlar. İşsiz, hangi işi verseniz yapmaya hazır bu insanlara eğitim verilmiyor. Kömür ocağındaki davranışı, kazma ile nasıl çalışacağı işverenler için önem arz etmiyor. Ve bu ocaklar sıradan denetçilerin sıradan kontrolleriyle ayakta tutuluyor.’ Sözlerinden; maden ocağı felaketlerinin hiç de Allah’ın emri olmadığını, bu ocakları elinde tutan, denetlemeyen ve eğitim verme zahmetinde bulunmayan yetkililerin sorumsuzluğundan kaynaklandığını anlıyoruz.



Eğer insanlar acımasızsa, körpe canları güvenlik derecesinde şüpheli olan yerlere bile indirecek kadar hırs bürümüşse gözlerini bunda kaderin suçu ne, alın yazısının işi ne?



Bizde suç atmak en kolay olan eylemdir.

Trafik kazalarında suç kaderindir.

Depremlerde suç alın yazısındadır.

Asıl gerçek olan ihmal ve istismar asla ciddiye alınmaz.

Ve inanın olan ölene olur, geride kalan gözyaşları kısa sürede kurur, ihmalkârlıklar başsağlığı ve taziyelerin ardında gizlenip ya da unutulup kalır.



Geçtiğimiz gün haber kanallarından birinde en çok grizu patlamasının olduğu ülke Türkiye diye anlatılıyordu. Ve buna paralel olarak da en düşük maden işçisi ücreti de Türkiye’de veriliyordu. İşte facianın daniskası bu gerçek değil midir?

Son felakete kadar olan göçüklerin ardından hiçbir şeyin yapılmamsı, denetimlerin bilimsel değerlerle yapılmamasını şimdi durup kaderin üstüne yıkmak, yanılgıya düşmek olmuyor mu?



Eğer bir kaza göz göre göre geliyorsa, bir felaket için koşullar oluşurken bunları insanlar görebiliyor ve hiçbir tedbire başvurulmuyorsa adına kader demek gaflet olur.

Şu an Güneydoğuda sürüp giden terör, her an sosyal patlamaları beraberinde getirecek işsizlik ve yoksulluk, Zonguldak’taki son grizu patlamasında ölen onlarca cana rağmen alınmayacak tedbirlerden sonra olabileceklere nasıl kader diyebiliriz ki?

Bence “kader” sözcüğü Orhan Gencebay’ın :

“Bana kaderimin bir oyunu mu bu.” Şarkısındaki kader.

Yukarıda anlattıklarım da; kader değil, bal gibi gaflet ve delalet!

Ve ısrarla hiçbir şey yapılmıyorsa da hiyanet…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...