Perşembe, 19 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

TÜRK POLİS TEŞKİLATININ KURULUŞUNUN 165.YILDÖNÜMÜ

“Karakolda ayna var ayna var. Kız kolunda damga var damga var”

(Anonim)

Hiç unutmam… Basit bir kavgada ağızları burunları kırılan mahallemizin ağabeyleri için orda bulunan biz çocukları karakola götürmüşlerdi.

Karakol deyip geçmeyin… Önünden bile geçemezdik. Hele bir polis görsek garip bir heyecanla sarsılır ve sanki:

“Gel bakayım buraya lan!” Diyecekmişçesine, hazır ol duruş biçimi alırdı vücudumuz.

Tanıktık…

Karakolun içine adım attığımızda hemen öne çıkan duvarda asılı bulunan aynada:

“Kendine çek düzen ver!”yazısı vardı.

Bekliyorduk ki bize:

“Kim kavga etti, önce kim saldırdı?”soruları sorulacak.

Kavga eden ağabeylere yüksek sesle nasihat veren komiser, işaret parmağını biz çocuklara çevirerek:

“Bu sübyanlardan utanın hergeleler.” Diye bağırdıktan sonra:

“Şimdi yıkılın karşımdan ve büyüklerinize dua edin. Bir daha edepsizlik yaparsanız canınıza okurum.” Dedi ve kavgacı ağabeylerimizi salıverdi.

Çocukluğumdan ve gençliğimden kalan tek karakol anısı budur.

Bir de başkalarından duymuşluğum vardır ki, suçluları için gözdağı ve korkutucu olsun diye nezarethane kapılarına:

“Unutma, burada Allah yoktur!” Yazıları asılırmış.

Yıllar su gibi akıp geçti. O karakolların yerini şeffaf karakollar, çatık kaşların yerini gülümseyen yüzler aldı. Suça karşı cop ve işkence yöntemi yerini psikologa, rehabilitasyona bıraktı…

İşkence iddiaları, suça karışmış polis haberleriyle zaman zaman sarsıldık. Kiminin yaptığı yanına kar, vicdanına yara olup kaldı. Kiminin de yakasına yargının çelik pençeleri sarıldı.

En son karakola, büyük kızımın kaybolan telefonu ve evimize giren hırsız ihbarı için gittik.

Çocukluğumuzdan kalan o korkulu görüntüler yoktu. Polis memurları nazik ve içten, yol göstericiydi. Hani üzerlerinde üniforma olmasa, telsiz konuşmaları duyulmasa karakol bile demeyecektik.

Bizim evimize giren hırsız bulunamadı ama o sıralarda Semra Özal’ın evine giren hırsızlar taaa Şanlıurfa’larda bulundu. Emeğinden gayri hiçbir geliri olmayan bizlerin de eli böğründe kaldı. Zalim hırsızın alıp götürdükleri üzerine bir bardak serin su içip:

“Allah beterinden korusun.” Dileğinde bulunup, bir gün polis arar da:

“Gözünüz aydın. Çalınanlarınız bulundu. Buyurun alın.”Davetini bekler olduk.

Her yurttaş; polisin; zalimlerin, hainlerin, hırsızların karşısında; halkın; garibanın, mazlumun yanında olmasını ister. Güvenlik kuvvetlerinin tek amacı da bu olmalıdır.

Ben, polisin ikna kabiliyetine, teknik tavrına sonsuz saygı duyarım. Copundan, kalkanından, biber gazından çekinirim, sakınırım. Polis; copuna, biber gazına sarıldı mı; anlarım ki, bizi yönetenler hatalar yapmış, çelişkileri giderememiş, toplumsal barışı koruyamamış, gelişmenin lokomotif gücü olan ekonomiyi arızalandırmış. Ve işte onun için de tansiyon kabardıkça kabarmış… Eylemcinin de, copunu çeken polisin de günah ve vebali yönetenin boynunadır.

Asker, polis, işçi de, köylü, öğrenci bu ülkenin evladı…

Dileğimiz; barış kardeşlik ve huzur içinde hiddetsiz, şiddetsiz yaşamak.

Bu duygularla; polis kardeşlerimizin günü kutlu; mesaisi copsuz ve de gazsız olsun diyorum.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...