Salı, 19 Kasım 2019
Şahin AKÇAP

Akdamar Kilisesi inanç turizmine açılıyor

VAN GÖLÜNDEKİ AKDAMAR KİLİSESİNDE YILDA BİR KEZ AYİN YAPILMASI KARARI

Van gölündeki

İki öykü kitabımdan birinin adıydı Ah Tamara.

Elips Yayınevi tarafından yayınlandığında çok ilgi görmesinin nedeni, Ermeni kızı Tamara ile Anadolu’nun kara yağız delikanlılarından Çoban Memo’nun dupduru sevdasının yalın anlatımıydı.



İstanbul, Beylikdüzü’nde her yıl düzenlenen Tüyap Kitap Fuarının Elips imza standında okurlara Ah Tamara’yı imzalarken yardımcılarım; ince, uzun, sakallı bir delikanlının görüşme isteğini bildirdi.

Eylülsüz Sonbahar ve Ah Tamara kitaplarımdan birkaç âdeti eline dizmişti.

“Ben de Van Gölü çocuğuyum. Ancak çocukken İstanbul’a göçmüşüz. Ailem Ermeni. Akdamar Adasındaki efsanevi aşkı öykülediğinizi biliyorum. Sevda öyküsünü anlatırken hiç kimseyi karalamadığınız için sizi kutluyorum. Oysa böyle bir öyküden farklı amaçlarla politik getirim sağlanmasını isteyen o kadar çok insan var ki.” Dedi.

Gülümsedim ve stant dışına çıkıp delikanlının elindeki kitapları alıp bir kenara bıraktıktan sonra içtenlikle sıktım:

—Aynı toprağın çocuklarıyız. Dinimiz, dilimiz farklı olabilir. Ama bak yüreklerimiz birbirimiz için çarpıyor. Tıpkı Tamara’nın, Memo için çarpan yüreği gibi. Ne yani geçmişin kanlı yüzüyle mi hesaplaşacağız? Kan davası mı güdeceğiz. Görüyorsun işte bir öykü kitabı bile bizi buluşturabiliyor. Biz ayrıştırıcıların oyununu işte böyle bozacağız. Dedim.

Dün İnternetten güncel olayları tararken; Van Gölündeki Akdamar Kilisesi’nin inanç turizmine açılacağının ve yılda bir kez ayin düzenleneceğinin haberiyle karşılaştım. Ve yukarıda yazdığım imza günündeki Ermeni delikanlıyla yaptığı ayaküstü söyleşiyi anımsadım.




Bilindiği gibi geçtiğimiz yıllarda Akdamar Kilisesi restorasyondan geçirilip, müze olarak hizmet sunması düşünülmüştü. Şimdi ise ibadete açılması, Van kentinin turizm hareketliliğini çoğaltacağı gibi aynı zamanda da Türk-Ermeni ilişkilerindeki gerilimi giderecektir.

Bu gerçekleştirildiğinde de; sevdaları uğruna ölümü seçen Tamara ve Memo’nun dramı bir kez daha hala kanı kanla yıkma peşindekilerin akıllarında ve yüreklerinde değerlendirilecektir.

Anadolu’nun sonsuz sevecenliğini ve bereketini, barışçıl tarihini bir kenara bırakarak yeni kin serüvenleri peşinde koşmaya devam eden gafillere duyurulur.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...