Pazar, 21 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

SAYIN DENİZ BAYKAL VE ARKADAŞLARINA İÇTENLİKLE SESLENİYORUM


Son günlerde CHP nin artan oy oranını yorumlarsak eğer, bu etkinin tamamen iktidarın yanlışlarından kaynaklandığını görebiliriz. O yanlışlar da iktidar partisi içinde diline sahip olamayanların söylemi ve kitlelerde soru işaretlerine yol açması, güvensizlik yaratması oldu. Yoksa CHP nin meclis kavgalarına karışmaması değil…

Kemal Kılıçdaroğlu faktörü şüphesiz ki partisinin yeniden dikkat çekmesinde rol oynadı. Ancak Öymen’in, Dersim söylemi ve bu söyleme önce Kılıçdaroğlu’nun karşı çıkması sonra da olayı doğal olarak yorumlayıp geri atması toplumsal hayattaki Kılıçdaroğlu yükselişini olumsuz biçimde etkiledi. Bakınız, bir başka etkilenme de Mersin’de çarşaf yırtan partili kadınlar ve onlara karşı söylem geliştiren Kılıçdaroğlu’nun tutumu oldu. Yani doğal bir reaksiyon olan eylemi, Atatürk devrimlerini koruma misyonu üstlenmiş CHP nin üst düzey beyinlerini sırf oy kaybetme kaygısından dolayı gereksiz müdahalelerde bulunmaya itti. Yani Kılıçdaroğlu, Tunceli geri adımının bir diğer versiyonu olan tutumunu Mersin eyleminde yineledi. Çarşaf bir özgürlüktür seçeneğinde ani bir fren yaparak partisine gönül verenlerin kafalarında ünlem işaretiyle sırt sırta gelmiş soru işaretleri yarattı. Unuttuğu gerçek, CHP çatısı içinde olup da kara çarşafa karşı olmayacak tek bir üyenin bulunmamasıydı.

Ülkemiz insanı açık yürekliliği seviyor. Mersin eylemindekilerde doğru bildiklerini yaptılar.Biliyorsunuz Anadolu insanın kıvırtmaları,sevmiyor ve kıvırtanları da affetmiyor.

Taksim meydanında 28 Şubat süreci için pankartlarla yürüyen örtülü kalabalıklara nasıl CHP nin karşıtı partiler ses çıkarmıyorsa, CHP de kendi tabanından gelen eylemleri sahiplenmelidir. Aksi takdirde ikiyüzlü politikalardan kendini asla kurtaramaz.Bakınız oy avcılığı atraksiyonlarını seçmen yemiyor.Kara çarşafı sosyal alanda yapılan devrimlerle Atatürk bir kenara koymamış mıydı?Koymuştu…Peki bugün CHP nin tabanında türbanı veya kara çarşafı benimseyen var mı?Yok.

Mersin’deki eylemde tabandaki üyelerin geliştirdiği ve basına yansıyan görüntüler karşısında tepki koymak CHP nin liderlerini Makyavelist düzleme çeker ki bunun adı bal gibi iki yüzlülük olur.Mevlana ne demişti:

“Ya olduğun gibi görün,ya da göründüğün gibi.”

Bunları bir kenara bırakalım.

Asıl anlatmak istediklerim; CHP ‘nin tek başına iktidar olup olmama istek ve hevesidir.

Bana ve benim gibi objektif gözlem yapanlara göre ister inanın, ister inanmayın CHP iktidar olmak istemiyor.Hala sanıyorlar ki var olan iktidar gelişen olaylar karşısında tırsıp kaçacak.

Sayın Baykal iktidar olmak isteseydi, çoktan partisinden küstürdüklerinin yeniden geriye dönüşünü sağlardı.Politika denen satranç tahtasında sık sık şah çekme kombinasyonları yakalamasına rağmen artık siyasetten bunalan arkadaşlarının gafları yüzünden bunu neden yapamadığının özeleştirisinde bulunurdu.

Küstürdükleri derken…

En verimli ve etkili süreçlerinde; Fikri Sağlar, Zülfü Livaneli, Hikmet Çetin, Mustafa Sarıgül gibi değerler, ne yazık ki partisinin çatısı altında değil.Niçin?Neden?Bunun tahlilini yaptı mı?

Atatürk partisinin evlatları tek tek kopup gitti.

Sayın Baykal gerçek bir liderse ve gücüne gerçekten inanıyorsa bu saydığım isimleri ve unuttuğum diğerlerinin geriye dönüşünü sağlar.

Bu isimlerini zikrettiğim eski arkadaşların hiçbir toplumsal suçları, toplumun aynasına yansıyan kabahatleri yok. Tek günahları Baykal’ı eleştirmek…

Aslında demek istediğim kısaca şu…

Sayın Baykal,

Tek başına iktidar olmak ve politik zafer kazanmak istiyorsan kollarını sıvayıp, eski dostlarını, Atatürkçü düşüncenin çatısı altında toplamalısın. Onlarla yeniden kol kola girebilmeyi başarabilirsen aşılması zor görünen yolları aşar, zafere giden yolda durdurulamaz olabilirsin.

Ya da:

“CHP başımızın, gözümüzün üstüne… CHP’den iyi muhalefet mi olur.”diyen iktidar partisinin var gücüyle çabaladığı politik düzenin çömezi olmaktan bir kez daha kurtulamazsın.

Demediler, yazmadılar deme…Dost acı ama doğru söylermiş sözünü lütfen anımsa….

Muhalefete bu kadar koz sağlayan bir yönetime rağmen başaramazsan da dön gel Antalya’ya:

“Bükemediğin bileği öpeceksin.” Adını taşıyan bir anı kitabını yazmaya zaman ayır.

Korkma, seni sevmeye devam edeceğiz. Zira politikada temiz kalmayı başaran sayılı isimlerdensin…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...