Cumartesi, 24 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

ATATÜRK’ÜN ANTALYA’YI ZİYARETİ

“ŞÜPHESİZ Kİ ANTALYA DÜNYANIN EN GÜZEL YERİDİR.”


Ulusal Kurtuluş Savaşımızın lideri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük devrimci, gerçek halk lideri Mustafa Kemal Atatürk yurt gezilerinden birini de Antalya’ya yapmıştı.

Hasan Rıza Soyak, o günkü gözlemlerini ziyaret günlüğüne şu notlarla düşer:



“ Atatürk Antalya'da”

6 Mart 1930 Perşembe



Atatürk'ün Antalya'ya geleceği haberi kentte büyük sevinç yaratmıştı.

Halkın da katkılarıyla sokaklar, yollar temizlenmiş, aydınlatılmış ve

birçok yere zafer takları kurulmuştu.

Karayoluyla Burdur üzerinden beklenen büyük misafir 16.00'ya doğru kente

girdiğinde halkın coşkusu, sevinci ve heyecanı artık doruktaydı. Vatan

bulvarı üzerinde bugünkü Orman Bölge Müdürlüğü önündeki alanda, Atatürk

otomobilini durdurup halkı selamladıktan sonra, tekrar kent merkezine

doğru hareket edildi.

Yenikapı'daki valiliğe ait iki katlı köşk, Ata'nın ikâmetine ayrılmış

ve baştan başa sade ama temiz eşyalarla donatılmıştı. Karşılama töreni

bittiğinde köşke geçildi. Köşkün önünde biriken halkın bitmeyen sevgi

gösterileri nedeniyle, Atatürk balkona çıkarak onları bir kez daha selamladı.

Onuruna verilen akşam yemeği sırasında Türk Ocağı'nın düzenlediği gösterileri

izledi ve ilgilileri kutladı



7 Mart 1930 Cuma

Tüm ilçelerden ve köylerden Gazi'yi görmek, saygılarını sunmak üzere

gelen heyetler köşkün etrafını doldurmuşlardı. Saat 15.30 sularında

balkona çıkarak Antalyalılara kısa bir konuşma yaptı. Saat 17.00'de

şehrin çevresindeki park ve bahçelere otomobil ile bir gezi yapıldı.

Ocak başkanı ocak kütüphanesini, sinema ve diğer salonları gezdirip

genel bilgi sundu. Saat 18.00'de köşke döndü


8 Mart 1930 Cumartesi


Düzenlenen programa göre, saat 11.00'de Arapsuyu'nda çeltik tarımı yapılan

modern bir çiftlik gezildi. Burada öğle yemeği yenildi.

Deniz motorla geziye müsait olmadığından limanda bulunan Rüstemiye gemisine

binildi ve Antalya kıyıları açıktan gezildi. Gün boyu doyumsuz güzellikler

seyredildi ve konuşuldu.

Atatürk Lara civarında, meyve bahçeleriyle kaplı, çok beğendiği yemyeşil

bir yerin adını yanındakilere sordu. Buranın Rumkuş adıyla anıldığı öğrenince ;Erenkuş

olarak değiştirin; dedi. Doğa bütünüyle onu çok etkilemiş olmalı

ki dönüşte yanındakilere Hiç şüphesiz Antalya dünyanın en güzel

yeridir; diyerek duygularını dile getirdi.

Rıhtıma çıkıldığında kalabalığın arasında Cumhurbaşkanı'na yanaşan Kayıkçı

Mustafa isminde bir çocuk, 9 kişilik bir aileyi beslediğini, yardıma

ihtiyacı olduğunu söyledi. Gazi çocuğa nakdi yardımda bulundu.


9 Mart 1930 Pazar

Ataürk sabah köşkte, ilçelerden gelen heyetleri ve birçok kişiyi kabul

edip görüştü.

Bugün Serik Büyükbelkıs Köyündeki ünlü Aspendos Antik Tiyatrosu gezilecekti.

Öyleyse doğru otomobillerle yola çıkıldı. Serik ve Belkıs'ta toplanan

halkın sevgi gösterileri arasında Aspendos Tiyatrosuna ulaşıldı. Tiyatronun

önünde bir yörük çadırı kurulmuş, her taraf bayraklarla donatılmıştı.

Tiyatro, Antalya Müzesi Müdürü Süleyman Fikri Bey'in rehberliğinde gezildi.

Atatürk tiyatronun dünyadaki benzerleri ile karşılaştırmasını yaparken

sanat tarihi ve Arkeoloji alanında da geniş bilgi sahibi olduğu belliydi.

Tiyatro gezildikten sonra Atatürk'e yörük çadırında ikramlarda bulunuldu.

Köylülerle sohbet etti, dertlerini dinledi ve topluca fotoğraflar çektirildi.

Dönüşte yol güzergâhındaki bazı çiftlik ve bahçeler gezildi.

Akşam Yenikapı'da halk tarafından Ata'nın onuruna oyunlar oynandı, türküler

söylendi



9 mart 1930 Atatürk sarıabalı ve B.Belkıs Ahalisi ile

10 Mart 1930 pazartesi

Atatürk bugünü köşkten çıkmayarak dinlenmeyle geçirdi.

Antalya Müzesinden getirilen birkaç el yazması kitabı inceledi, Müze

Müdürü'nden bilgi aldı. Özellikle nadir bir tarih kitabı üzerinde durdu


11 Mart 1930 Salı

Atatürk yurt gezisine deniz yoluyla devam edecekti. Ancak bir program

değişikliği ile ertesi gün Burdur üzerinden dönüş için hazırlığa başlanıldı



12 Mart 1930 Çarşamba

Gazi, yanındaki heyetle birlikte, saat 10.25'te büyük bir uğurlama töreni

ile Ankara'ya doğru hareket etti



Atatürk'ün Antalya'ya Diğer Gelişleri


1931 yılı Şubat ayı başında Ege gemisiyle İzmir'den başlayan

bir yurt gezisine çıkmıştır. Bu program içinde l O Şubat

1931 Salı günü Antalya'yı ikinci kez ziyaret etmişti.

Sabah, Vali ve resmi erkanı gemide kabul etti. Öğleden sonra motorla

iskeleye çıkıldı. Doğruca karargaha giderek askeri birlikleri denetledi.

Daha sonra sırasıyla Valilik, Belediye ve Cumhuriyet Halk Fırkasını ziyaret

etti. Bu ziyaretler sırasında kentin ticari ve tarımsal faaliyetleri

üzerine bilgiler aldı. Zirai Kredi ve Satış Kooperatiflerinin önemi ve

örgütlenmesini anlattı.



Saat 18.00'de gemiye dönülerek Alanya'ya doğru hareket edildi



18 Şubat Pazartesi


Atatürk yine bir yurt gezisi programı içerisinde 18 Şubat 1935 Pazartesi

günü saat 14.00'de Acfatepe torpidosunun refakatinde Zafer torpidosu

ile Antalya limanına girdi. O sabah çok erken saatlerde Alanya'ya çıkmış

üç saat kadar kalmıştı.

Antalya limanında büyük bir sevinç yaşanıyordu. Balıkçıların denizde

tertipli bir şekilde hazırladıkları dizi dizi sandallar arasında rıhtıma

çıkıldı. Askeri birlikler, okullar, bando ve halk tarafından candan selamlanan

büyük misafir, hazırlanan faytona bindi ve kente hareket edildi.

Antalya'yı bir kez daha gezdi ve ilk gelişinde çok beğendiği Erenkuş'a

giderek manzarayı seyretti. Yanındakilere kış aylarında Meclisin Antalya'da

toplanması hususundaki düşüncesini söyledi ve ;Antalya'nın imar

ve korunmasındaki hassasiyet ve gücümüzü İtalyanlara göstermeliyiz ; dedi.

Akşam fener alayları düzenlendi, ulusal marşlar söylendi.

Ertesi gün saat 19.30'da o gece limana demirleyen Ege Gemisine geçerek

kentten ayrıldı

Ve bir de Hasan Vural’ın kaleminden Atatürk’ün Antalya’yı ziyareti:




Atatürk'ün Antalya'ya Gelişi

1930 yılı Mart ayının başlarında Atatürk İzmir'deydi. Havalar soğuk gidiyordu. Antalya'nın ılık ikliminde bir hafta dinlenmeyi düşündü. 4 Mart 1930 günü, İzmir'den Aydın treni ile hareket eden Atatürk, 5 Mayıs 1930’da Aydın’a geldi. Aynı gün akşam Denizli’ye hareket eden Mustafa Kemal Isparta, Burdur ve ardından 6 Mart 1930 günü öğleden sonra,16.00’da Antalya'ya geldi.

Atatürk’ün geleceği haberi kentte büyük sevinç yaratmıştı. Sokaklar aydınlatılmış temizlenmiş birçok yere zafer takları kurulmuştu. Kepez'den şehre kadar halk, yolun iki yanını doldurmuştu. Mustafa Kemal Atatürk’ü taşıyan otomobil durduğunda “Hoş geldin. Sefalar getirdin. Yaşa, varol Gazi” sesleri kapladı. Ata’larına çok şey borçlu olan halk onu yakından görmenin sevincini heyecanını yaşıyordu. Yeni Kapı’da Valiliğe ait iki katlı köşk Ata’nın ikametine ayrılmış ve halk köşkü elbirliği ile baştanbaşa sade ama temiz eşyalarla donatılmıştı.

Karşılama töreni bittiğinde köşke geçildi. Köşkün önünde biriken halkın bitmeyen sevgi gösterileri nedeniyle, Atatürk balkona çıkarak halkı bir kez daha selamladı.
Akşam onuruna verilen akşam yemeği sırasında Türk Ocağının düzenlediği gösterileri izledi.

07 Mart 1930 Cuma günü tüm ilçe ve köylerden Gazi’yi görmek, saygılarını sunmak için gelen heyetler köşkün etrafını doldurmuştu. Köşkü balkonundan Antalyalılara kısa bir konuşma yaptı. Akşamüzeri şehirde otomobil ile bir gezinti yapıldı ve Tophane yolu ile buz fabrikası ve Türk Ocağı’na gitti. Ocak kütüphanesi, sinema ve diğer salonları gezerek, ocak reisinden durumları ile ilgili bilgiler aldı.

08 Mart Cumartesi günü Arap suyunda pirinç ziraatı yapılan Mursi çiftliğine gidildi. O tarihte henüz Konyaaltında yol olmadığı için buraya Rüstemiye gemisi ile gidilmişti. Ata’mızın yanında, Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, Ordu Müfetişi Fahrettin Paşa, Vali Faiz Bey ve mebuslar bulunuyordu. Burada öğle yemeği yenildi. Ardından Gazi ve yanındakiler vapur ile Antalya sahillerini gezdi ve özellikle büyük şelaleyi gördüler.

Daha sonra karadan bugünkü Lara yolu üzerinde Rumkuş mevkiine gidildi. Atatürk oradan denizi, karşı sahilleri, karla örtülü Beydağları’ nı uzun uzun seyretti ve “Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir” demekten kendini alamadı. Bulunduğu yerin adını yanındakilere sorduğunda “Rumkuş” olduğunu öğrenince Türk topraklarında Türkçe adın olması gerektiğini söyleyerek adının “Erenkuş” olarak değiştirilmesini istedi.

09 Mart Pazar günü öğleye doğru tarihe ve eski eserlere son derece önem veren Atatürk Serik, Büyükbelkıs Köyü'ndeki Aspendos Antik Tiyatrosunu görmeye gitti. Serik ve Belkıs’ta toplanan halkın sevgi gösterileri arasında Aspendos’ a ulaşıldı. Tiyatronun önüne Yörük çadırı kurulmuş, her taraf bayraklarla donatılmıştı. Tiyatro, Antalya Müzesi Müdürü Süleyman Fikri Bey’in rehberliğinde gezildi. Atatürk tiyatronun dünyadaki benzerleriyle karşılaştırmasını yaparken Sanat Tarihi ve Arkeoloji alanında sahip olduğu engin bilgilerini ortaya koyuyordu. Aspendos Tiyatrosunun derhal onarılarak ziyarete açılması için direktifler verdi. Dönüşte yol üzerinde bulunan Osman Ağa’nın narenciye bahçesini gezdi , çalışmaları yakından izledi ve bu çalışmalar Atatürk tarafından takdirle karşılandı. Akşam Yeni Kapı’da halk Ata’mızın onuruna oyunlar oynadı, türküler söyledi.

10 Mart Pazartesi gününü Atatürk, köşkte, Antalya Müzesi’nden getirilen birkaç el yazması tarih kitabını ve Kuran-ı Kerimi incelemekle geçirdi.

11 Mart Salı günü Atatürk deniz yoluyla devam edeceği yurt gezisine, program değişikliği nedeniyle son vererek, Burdur üzerinden kara yoluyla dönüş hazırlığına başlanıldı ve 12 Mart’ da Gazi yanındaki heyetle birlikte Ankara’ya uğurlandı. Yapılan uğurlama töreninde Atatürk, Antalya’ya tekrar geleceğine söz verdi.

Atatürk’ün Antalya’yı ikinci ziyareti 26 Ocak 1931 tarihinde başladığı yurt gezisinin bir parçası dahilinde geçekleşmiştir. Seyahati, 1929 dünya buhranı ve Serbest Cumhuriyet Fıkrasının kapatılması sonuçlarını uzman bir heyet ile yerinde tetkik etmek ve yapılması gereken işleri tespit edilmek üzere yapılmıştı. Bu amaçla 8 Şubat 1931 de Ege Vapuru ile İzmir’den Antalya’ya yola çıktı. Ege Vapuru 10 Şubat 1931’de sabah Antalya’ya geldi. Öğleden sonra deniz motoru ile iskeleye çıkan Atatürk buradan alay karargahına giderek askeri birlikleri teftiş etti. Alaydan hükümet konağına geçerek Vali beyden mahalli işler hakkında bilgi aldı. Daha sonra, Belediye ve Cumhuriyet Halk Fıkrasını ziyaret ederek, memleket işleri üzerinde uzun uzun görüşüldü. CHF’ sında ise memleketin iktisadi durumu üzerine konuşuldu. Vali beyden mahalli işler hakkında bilgi aldı. Atatürk bu sohbet sırasında esaslı bir zirai kredi ve satış kooperatifinin teşkilinin önemini ve örgütlenmesi gerektiğini belirtti. . Aynı gün akşam üzeri vapura dönerek, Silifke’ye doğru gitmek için Ege Vapuru ile hareket etti.

Ata’ mızın Antalya’ya üçüncü gelişleri 18 Şubat 1935 tarihindedir.. İstanbul’dan Ege Vapuru ile hareket eden Mustafa Kemal Atatürk, 16 Şubat 1935 tarihinde Çeşme önlerinde Zafer torpidosuna geçti. Aynı torpido ile Alanya’ya doğru hareket etti. Zafer torpidosunu Adatepe torpidosu takip ediyordu. 18 Şubat 1935’de sabah Zafer torpidosu ile Alanya’ya girdi. Burda üç saat kadar kaldıktan sonra öğleye doğru Antalya’ya geldi. Gazi’yi iskelede Kazım Özalp, Vali Saip Örge, Belediye başkanı, Antalya milletvekilleri okullar ve binlerce Antalyalı karşıladı. Kendi için hazırlanan faytona binerek , önce tophaneye, daha sonra kendisine ayrılan köşke gitti. Akşamüzeri çok beğendiği ve adını kendisinin koyduğu Erenkuş’a giderek Antalya’nın doğal güzelliklerini bir kez daha seyretti. O gece onuruna fener alayı düzenlendi. Büyük kurtarıcı ile beraber olan halk heyecanlı ve sevinçliydi. Eresi gün Afet Hanım ve beraberindeki heyetle halkın sevgi ve sıcak gösterileriyle Ege vapuru ile Antalya’dan ayrıldı. 1938 yılında tekrar Antalya’yı gelmek istedi ise de sağlık durumu iyi olmadığı için bu geziyi gerçekleştiremedi.

Atatürk’ün Antalya’yı ziyaretleri Antalyalılar için çok büyük önem taşıması nedeniyle her yıl 06 Mart’ da onun anısına törenler yapılmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Valiliğe ait olan ve Antalya’yı ziyaretlerinde Atatürk’e tahsis edilmiş olan köşk, Atatürk Müzesi yapılmak ve onun anılarını yaşatmak üzere 1984 yılında Kültür Bakanlığına tahsis edilmiştir. Şehrin yeni imar planı uygulaması sırasında caddede kaldığı için yıkılmış ve yıkılan binanın aynısı Kepez Elektrik şirketi tarafından biraz geri çekilerek yeniden yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı, iki katlı, iki cepheli, üzeri kiremit örtülü kırma çatılı taş- tuğla duvarlı olan bina 1986 yılından beri Atatürk Evi ve Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Müzede alt katta; Atatürk’ün Antalya’ya gelişleri ile ilgili gazete küpürleri ve resimlerin yer aldığı resim sergisi, Atatürk ve Antalya konulu belgeselin izlenebileceği Barkovizyon odası, büro ile girişteki holde yemek odası, Üst katta ise; yatak odası, iki adet çalışma odası, Atatürk’ün şahşi eşyalarının sergilendiği Müze Odası adı verilen bölüm ile Cumhuriyetin Kuruluşundan günümüze kadar basılan madeni ve kağıt paralar ile pular ve hatıra paraların sergilendiği ayrı bir bölüm daha yer almaktadır.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-24

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...