Salı, 23 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

ANTALYA SOKAKLARINDA “BİR LİRA” İSTEYEN GENÇLER


Mutlaka sizin önünüze de çıkmış:

“Abi bir dakka.”diyerek utana, sıkıla:

“Bir liran var mı?” Ya da:

“Bir sigaran var mı?” Diye sormuşlardır.

O gençlerin yüzde sekseni madde bağımlısı… Topladıkları üç beş kuruşla aldıkları tiner karışımlı yapıştırıcıyı naylon bir poşet içine sıkıp, ciğerlerine çekiyorlar.

Renkleri solmuş, göğüs kafesleri içe çekilmiş, gözlerinde fer kalmış bu gençler bizim gençlerimiz…

Yolunuz, Atatürk Devlet Hastanesine(Eski Sosyal Sigorta) düşerse, hastane çevresine bir göz atın derim. Hastanenin ve yanı başındaki SGK’nun da (Sosyal Güvenlik Kurumu)etrafında mendil seren dilenciler göreceksiniz.

Dikkatinizi çekiyorum. Sosyal Güvenlik Kurumu binasının çevresindeki dilenciler…

Eskiden camii etrafına mendil sererdi dilenciler. Artık sayıları o kadar çoğaldı ki, kaldırımlarda bile üzerinize doğru gelip:

“Isparta’dan geldim. Hastamın ilaçlarını alamadım..Ne yardım yaparsanız Allah razı olsun.”Diyorlar.

En çok yaşlılara ve gençlere canım yanıyor.

Hayatlarının en dinamik çağındaki delikanlıların içine düştükleri durum aslında sosyal bir devletin utancı ve ayıbıdır diye düşünüyorum.

Şimdi avuç açıyorlar. Hala merhamet dolu yürekler olduğuna inanıyorlar. Yarın merhamet duygusu yüklü yürekler bulamadıklarında ne yapacaklarını hiç düşündük mü?

Aç bir delikanlı, madde bağımlısı bir genç; ya elinizdeki çantayı çarpıp kaçacak, ya da gözünü karartıp ucu paslı bir bıçağı boğazınıza dayayıp, dilenip de vermediğinizi gasp yaparak alacak.

Ya yaşlılar?

Annemiz, babamız yaşındaki ihtiyarcıklar.

Onların yeri; hastane önlerinde, kaldırımlarında mı olacaktı? Evlat himayesi, torun yanı olan yerleri ne yazık ki şimdilerde sokaklar.

Bu gençleri, yaşlıları dilenir görünce yüreğim paramparça oluyor. Sanki bütün dünya üzerime geliyor gibi oluyor.

Hani kimsesizlerin kimsesiydik?

Hani aç varken mahallemizde tok yatmak dinimize, kitabımıza tersti?

Sosyal devlet kavramını birisi biliyorsa anlatsın.

Antalya sokaklarında dilenciler gezerken, sahipsiz, gariban madde bağımlısı gençler bir lira için avuç açarken:

“Ben var ya ben! Bunları yaptım!” Diyenlere inanmıyorum.

Sözüm size Antalya’nın değerli belediye reisleri… Ve de bütün sosyal kurum yöneticilerine.

Kaçmayın üzerinize gelen delikanlılardan, avuç açan yoksul ninelerden, dedelerden…

İşletin şu Sosyal Devlet mekanizmasının çarkını.

Rehabilitasyondan geçirin, meslek sahibi yapın madde bağımlısı gençleri…

Başlarını sokacakları bir dam altı verin dilenci teyzelere, ninelere…

Kaldırın başınızı kâğıtlar üzerindeki laf olsun projelerinden…

Çaba harcayıp:

“Bu cennet bu cehennem bizim.”Diyen şairin dizesindeki “cehennem” sözcüğünü çıkarıp alın hayatın içinden…

Ve eğri oturup, doğru düşünün…

Lafla peynir gemisi yürümüyor!

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...