Perşembe, 22 Ağustos 2019
Nevriye UĞURLUEL

Nerede eski Ramazanlar (1)

Ramazan aylarının neredeyse hepimizin ağzından çıkan klasiğidir "Nerede eski Ramazanlar?" cümlesi... Nostaljik bir cümle olsa da, kaybetmekte olduğumuz değerlerin serzenişidir, özlemidir... Sen nasıl bunu dersin demeyin, yaşım oluyor 40, elbette ahlanır vahlanırım…
RAMAZAN ÖNCESİ
Çocukluğumda hatırlıyorum da, Ramazan ayı gelmeden önce ev temizlenir, erzaklar alınır, bir aylık stoklar yapılırdı... Ramazan topuyla birlikte mübarek günler başlar, kadınlı erkekli çoluk çocuk teravih namazlarına gidilirdi. İftara hazırlık telaşlarında sofralardan bereket taşardı...
SAHURA KALKMAK
Sahura kalkmanın bir özelliği de davuldu... İnsanları sahura kaldırmak için kapımızın önüne gelen davulculara bahşiş verilirdi.. Bahşişi almadan kolay kolay terketmezlerdi.. İsterseniz kalkmayın, kendinizi uzun bir konserin içinde bulurdunuz...
Sahur'un habercisi Ramazan davulcularının nesilden nesile söyleyerek taşıdığı "Ramazan Manileri" Eski Ramazanlar'ın önemli özelliklerindendir:

Besmeleyle çıktım yola
Selam verdim sağa sola
A benim ağalarım namazınız mübarek ola.

Akşamdan pilavı pişirdim
Gene karnımı şişirdim
Ben çok mani bilecektim ama
Defteri yolda düşürdüm

Eski cami direk ister
Söylemeye yürek ister
Benim karnim tok ama
Arkadasimin cani börek ister

Ahmet ağa uyursun uyursun
Uykularda ne bulursun
Kalk al abdest kıl namaz
Sabahleyin cenneti bulursun

Arnavut'musun Tatar'mısın
Ekşili corba yapar misin
Ben sana davul çaliyorum amma
Acaba sen oruç tutar mısın?

Uykulu gözlerle kalkılan sahur, yine ailece oturulmuş bol çeşitli bir sofra... ardından sabah namazı... Gün ağarmaya başlar... İnsanın içine huzur dolardı... Yorgun ama huzurlu ve mutlu bir şekilde tekrar yataklarımıza serilirdik...
Gün içinde oruçlu olmanın zorluğunun yanısıra manevi bir huzur duyardık... İftar vakitlerinde gelecek misafirlerin beklentisi içinde günün menüsünün kokusu önceden yerleşirdi burnumuza... Veee tabiki Ramazan pidesi... Ramazan, sıcak pidesiz olur mu? Uzun kuyruklar sonucunda beklerken kurulan dostlukların yanısıra eve sıcacık pidelerle dönmenin, o sıcacık kokusunu hissetmenin dayanılmaz bir güzelliği vardı...
Ne güzeldi iftar vakitleri sofralara kurulup, topun atılıp ezanın okunmasını beklemek... Bütün bir aile, varsa misafirlerle birlikte masa etrafına yerleşip, elleri açıp dua etmek... Ve o ilk yudum çorbanın tadı...
Her türlü iftariyeliğin hazır bulunduğu sofrada, hangisi yiyeceğimizi şaşırırdık... Büyüklerimiz her zaman söylerdi, Ramazan ayının bereketi ayrıdır diye...
Ramazanın on beşine kadar yokuş, on beşinden sonra iniş denirdi. İftar vermeler, iftara gidişler, iftara ne pişirelim, sahurda ne yiyelim gibi kaygılar, 15'i, 20'si derken bitiverirdi Ramazan...
RAMAZANLA ARAN NASIL?
Bir ay boyunca gördüğünüz rast geldiğiniz her insandan duyduğunuz bir cümle vardı "Ramazanla aran nasıl"... bu soruya çeşit çeşit cevap verilirdi. Kimi Allah sabrını veriyor çok şükür der, kimi hastalıklarından şikayet eder sızlanır, ama yine de tutmaya çalıştığı orucunu anlatır, kimisi günlük yaşadıklarını anlatırdı.
Zaman geçti büyüdük bizler... Büyüklerimiz yaşlandı.. Onların anıları kaldı aklımızda, kalbimizde... Nostaljiye karıştı oruçları, bayramları...

RAMAZAN EĞLENCELERİ
Özel televizyonlar, radyolar sayesinde iftar programları, sahur programları başladı. Değişen dünya teknolojisi ve bakış açısı ile birlikte Ramazan sokakları, Ramazan şenlikleri düzenlenir oldu...Eskiden ibadetle değerlendirilen Ramazan geceleri, şarkılı türkülü eğlencelere dönüştü... Kimi belediyeler ramazan eğlencelerinin telaşına düşerken, kimi belediyeler de kurdukları aşevleri ile iftar vakti oruçlulara aş sunmanın hazzındalar... Kaybolmaya yüz tutuyor gelenekler görenekler… Ah nerede o eski Ramazanlar dememek elde mi?

Nevriye UĞURLUEL

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-20

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...