Pazar, 21 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

İSTİSMAR VE İHMAL -3 -


İstismar ve İhmal yazılarımı sürdürmeye devam ediyorum.

Üzerinde durulması gereken çok önemli bir konu olduğunu bildiğim için,savunmasız çocukların ülkemizde neler çektiklerini bir eğitimci olarak gözlediğim için.

Çocuklarımız ve gençlerimiz yalnız…

Anne ve babalarımızın çoğunluğu duyarsız…

Çocuklara işlenen suçlar karşısında toplum iki yüzlü.Ve üç maymunu oynayan istismar kurbanı çocukların ebeveynleri korkulu.Korkuları da ortadaki yanlışı bilimsel anlamda düzeltmek yerine üstünü kapatıp,örtmeye odaklı.

Bakınız yazımı okuyan değerli bir bürokrat yolda karşılaştığımızda:

“Bence konuya ilaveler gerekiyor.Kim bilir ilerleyen günlerde siz kaleme alacaksınızdır ama ben aklımdan geçenleri anlatayım.”Dedi.

Yazdıkları ve düşünceleri için öldürülen yazar ve araştırmacı Turan Dursun Kulleteyn adlı romanında yoksul ve gariban çocukların din adına toplandıkları yada aileleri tarafından gönderildikleri yerdeki sıkıntılarını anlatır.Yer berbat bir mekandır.Ama bu konum din adına düşünüldüğü için olan biten de normaldir.

Zor şartlarda amaçlanan katı disiplin,itirazsız itaat etmek Kulleteyn’de tek koşuldur.

Bürokrat arkadaş devletten izinsiz yaz tatillerinde açılan Kuran kurslarına dikkat çekti.

Dini bilgisi test edilmemiş insanların vereceği din bilgisinin çocuklara bilgilenme yerine körü körüne inanç sahibi olma dayatmasına yol açacağının altını çizdi.

Anlatılanları düşünerek değerlendirdim.Bu yönde çevremde yaşananları gözlerimin önüne getirdim.Sonra da iç sesimin çığlıklarını duydum.

Tek tek sıralarsak…

Mahallede adı hocaya çıkanların kursuna gönderilmedik mi?

Sözde hoca hanımın,hoca efendinin evini temizleyip,bulaşıklarını yıkamadık mı?Bahçedeki odunlarını kilerine taşımadık mı?

Din adına din bilgisi yoksul olanların hoca kesildiği günümüzde sübyanlarımızı kuzu kuzu teslim ettiğimiz bu insanlar gerçek anlamda yararlı olabiliyorlar mı?Yoksa tarikat ve cemaatler için mürit olarak mı yetiştiriliyorlar?

Çocuklar taptaze verimli bir toprak gibidir.Onları güvenli ellere teslim etmediğimiz takdirde kaybederiz.Hayatları karanlık eller tarafından şekillenir.

Eğer din bilgisi vermek arzusuyla yanıyorsak kendi din bilgimize neden güvenmeyelim ki?Ya da din bilgisini aklı başında,fitne fesat,fücur peşinde olmayan bir değerli ilim adamından aldırsak olmaz mı?

Asıl istismar işte bu noktada başlıyor.

Çocuklarımızı gözü kapalı verdiğimiz sözde hoca yakıştırmalı insanlar da yavrularımızın belleğinde ve yüreğinde çatışmalar yaratacak, hurafelerle yoğrulmuş mistizmi yükleyeceklerdir.

Bir partinin veya cemaatin,yada tarikatın değirmenine su taşıyacak müritler olmasına izin verdiğimiz çocuklarımız günü geldiğinde bizleri de acımasıca sorgulayacak,annelerini başını örtmediği için,babalarını dini toplantılara katılmadığı için yargılayacaklardır.İşte bu kör inancın yol açacağı eylemlere giden yolda,çocukların istismarı olacaktır.Bir tecavüzcünün yarattığı fiziksel ve ruhsal travmayla,yobaz bir hocanın sapkın ve asılsız sözde din bilgilerini vermesi aynı tahribata yol açar.

Çocuklarda ihmal ve istismar konusu bu yönüyle de dikkate alınmalı,yavrularımız üç kuruş için hocalığa soyunan cahil cühelanın kara vicdanlarına terk edilmemelidir.

Aman dikkat!

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...