Pazar, 8 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

VEBAL BÜYÜYOR


Tekel işçileriyle anlaşma sağlanamadı. Anlaşma olmayınca; acılı ve sıkıntılı günler yaşayacağımız da belli oldu.

Açlık eylemi…

Genel grev…

Dünya; kim ne derse desin Türkiye’de tekel emekçilerinin etrafında dönecek.

Çoktan kırk beş gün geride kaldı.

Tekel işçileri direnerek eylemde pişti, olgunlaştı

Ancak yorgunlar ve Ankara’nın o sinsi soğuğu yüzünden çoğu sağlığını kaybetti. Ve eylem sırasını ölüm orucu alınca yaşamsal tehlike ön plana geçti.

Tekel işçileri ne istiyor?

— 4 C kapsamı dışında tutulmayı…

— İşlerini kaybetmemeyi.

Hepsi bu…

İşsizliğin bir veba gibi sardığı sırada elbette ki sahibi olduğu, yıllarca emek verdiği işini tekel işçisi de sonuna kadar yasal ve demokratik yollarla koruyacaktır.

Aslında sorun tekelin özelleştirmesiyle başladı.

Tekel zarar mı ediyordu?

Hayır!

Peki, neden özelleştirildi.

İşte bu sorunun yanıtı şu an ülkemizin önemli gündem maddesi olan tekel işçileri direnişinde.

Özetle, tekel işçileri yapılan özelleştirmenin altında kalmak istemiyor.

Yetkililer zaman zaman söz de verdiler. Eylemin bırakılmasını, gerekli iyileştirmenin yapılacağını vaat ettiler. Ne var ki; önce yaşanan Köy Hizmetleri gibi kuruluşların 4 C kapsamına alınması sonunda çalışanların çil yavrusu gibi dağıtılması gerçeği tekel işçilerinin verilen sözlere itibar etmemsine neden oldu. Tekel işçilerinin örgütlendiği Türk-İş’e bağlı Tek Gıda İş:

—Direniş! Kararı aldı.

Umutlar, tanınan kısa süre içinde nihai kararla sorunun çözülebileceği Pazartesi günüydü. Ancak karar sahipleri tekel işçilerinin özelleştirmeden sonra iki yıl çalışmadan maaş aldığını ve bunun ekonomide ve toplumsal hayatta sıkıntı yaratacağını düşündü, anlaşma deyim yerindeyse suya düştü.

Pazartesi günüde anlaşma sağlanamayınca işçiler üzerlerine çoktan giydikleri kefenlikleriyle:

—Ölüm orucu! Dediler ve sendikalarına.

—Genel grev! Daveti yaptılar.

Zaman ve gelişmeler suçun özelleştirmede mi, yoksa direnen işçilerde mi olduğunu çözecek.

***

Bir önceki yazımda; emek ve emekçiyi konu alan i otuz yıl önce yazmış olduğum şiirden üç dize aktarmıştım. Okurlarım tümünü neden yayınlamadığımı soruyorlar. O şiirin tümünü sunuyorum:



TÜTÜN



Biz cigara kâğıdıyız

Umutlarımız tütün

Sarıp sarıp yakarlar acımasız

Dudaklarında keyif

Dumanlarında bir hiçiz

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...