Salı, 16 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

Hıncal Uluç ve Pekin Olimpiyatları üzerine…

Hıncal Uluç bu ülkenin tartışılmaz değerlerinden.Sizin en doğru bildiğinize korkusuca yanlış diyebilen ve olaylara farklı yaklaşımlar gösterebilen bir kalem.
Ne var ki 2008 Pekin Yaz Olimpiyatlarındaki Türkiye’nin başarısızlığındaki kırılma noktalarını görmek zorundadır.
Ve olimpiyatlarda üzülerek söylemek isterim ki nal toplayan bir ülke olduğumuzu kimse görmezden gelemez.
Elvan ya da bir başka spor dalındaki devşirme sporcu, ya da altın madalya ile bayrağımız olimpiyat gönderisine çektiren Dağıstanlı Ramazan Şahin, Türkiye’nin spordaki başarı grafiği olarak gösterilemez.Sadece aldatma,yanıltma olur.
Sayın Uluç :
-Bu sporcuları elbette yok sayamayız.Sporun evrenselliği tartışılmaz.Adı geçen sporcuların Nüfus cüzdanlarında T.C yazıyorsa onlar bizim vatandaşlarımızdır,kafa tasçılık yapmayalım.diyor.
Kimse kafa tasçılık yapmıyor..Ve o sporcuları ulusal benliğimizden soyutlamıyor.Sadece spordaki istikrarsızlığımızın Pekin Yaz Olimpiyatlarında su üstüne vurduğunu anlatmaya çalışıyor,bunun nedenlerinin araştırılmasını istiyoruz.
Elvan da,Ramazan da elbette bizim evlatlarımız.Ülkemizi seçtikleri için gurur duyduklarımız,bağrımıza bastıklarımız.Uluslararası sportif müsabakalarda adlarını yazdırmış bu değerli sporcular Anadolu toprağından yetişecek sporcular için de örnek teşkil etmektedir.
Gel gelelim ki anlatmak istediğimiz kendi hamurumuz.Kendi hamurumuzda karılmış,şekillenmiş sporcular yetiştirmek.Spor denildiğinde aklına yalınızca futbol gelen bir ulus olmamak.
Alt yapı çalışmalarımız onca spor tesislerimize rağmen yetersiz.
Spordan sorumlu yöneticilerimiz uzmanlığı,yetkinliği olmayan isimler.
Evet bir gerçek daha var...Milli heyecanımız kalmadı.Ulus olma bilincimiz ümmetçi bilinçle kıyasıya mücadele ediyor.Bir tek altın madalya bir iki bronz madalya ile yetinmeye çalışıyoruz.
Oysa alt yapıdaki sportif çalışmalarımıza gerekli ciddiyet gösterilseydi Elvan’ın da,Ramazan’ın da getirdiği madalyalara diğer evlatlarımızın getireceği madalyalar da eklenir ,olimpiyat zaferi yaşamamıza olanak sağlarlardı.Ne yazık ki yok.Zaten olsaydı eşyanın tabiatına aykırı olurdu.Emeksiz aş,alın tersiz zafer olmaz!
Bir yazımızda da demiştik ya...Bir ülkenin alt yapısındaki kalkınmasının göstergesi üst yapısındaki başarılarla taçlanır.Oysa bir üst yapı kurumu olan sporda sadece futboldaki gelişmişlikle yetiniyor,avunup kalıyoruz.Bu da ne yazık ki Pekin gibi görkemli olimpiyatlarda ülkemizi görünür kılmıyor,yeterli olmuyor.Bir büyük ulus ancak açılış ve kapanış seremonilerinde fark edilebiliyor
Bugün öncelikle okullarımızdaki sportif faaliyetleri büyüteç altına almak zorundayız.
Beden Eğitimi öğretmenlerine yetenekli gençleri saptama,gözleme,ilgili birimlere varlığını bildirme görevi vermeliyiz.
Amatör spor kulüplerindeki sorunları irdelemeliyiz.Sponsor edinmeleri için destek olmalıyız
Çalışan sayısallığı elliyi aşan özel sektöre bağlı işletmelerde spor etkinliklerinin yapılmasını zorunlu kılmalıyız.
Aksi takdirde falan ülkeden gelen,filan ülkeden vatandaşımız olan sporcularla Türkiye’yi olimpiyat gibi bütün dünyanın gözleri önündeki organizasyonlarda zirveye taşıyamayız.
Kısacası Sayın Uluç; ne yazık ki taşıma suyu ile değirmen çalışır diyenler Pekin Yaz Olimpiyatlarında hüsrana uğradı.Bunun en basit örneği de Türkiye oldu.
Bakınız Ata sporumuz güreşte hak ettiğimiz yerde miyiz?
Atletizmde adımız kayıp.
Halterde bacağından sakat sporcularımızı yarıştırıyoruz.
Ve ne yazık ki sporda(futbol bir yana) dünya arenasında bir toplu iğne başı kadar bile görünür değiliz. O halde Türkiye’de sporun gerçek yeri için yöneticiler ve spor adamları acil tedbirler almalı.
Bilmem anlatabildim mi?

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...