Pazartesi, 21 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

PEYGAMBER OCAĞI GÖZBEBEĞİMİZ


Halkımız değer verdiğini; kutsar ve gözbebeği gibi korur. Türk ordusunu da esirgediği gibi, her şeyin üstünde tutar, üzerine titrer.

Aile ocağında erkek evlat askerlik yapmadan evlendirilmez. Kız evine dünür olarak gidenler bilirler ki karşılaşacakları ilk soru:
—Oğlun askerlik yaptı mı? Sorusudur.

Analar, babalar askere giden oğulları için; toy, düğün yapar. Onlar için oğul büyütmek, asker eylemek en büyük muratlardan biridir. Ellerine kına çalıp; davulla, zurnayla halaylar çekerek ve de hayırla, duayla yola salarlar oğullarını.

Kışlaya bir gün önce giden, bir gün sonra gelenin kıdemlisi, ustası olur. Aynı gün askere gidenlere tertip denir.

Eskiden üç ay sonunda acemiliği biterdi askerin. Ardından yemin töreni… Şimdilerde bir ay sonra acemilik dönemi sona eriyor ve yenin töreni yapılıyor.

Analar, babalar, nişanlılar, eşler, amcalar askerdeki evlatlarının yemin törenine büyük onur duyarak katılırlar.Bu gün en kutlu gündür.

Kuran’ı Kerim, bayrak, silah üzerine el basılarak yemin edilir. Yemin sonrası askerin acemiliğin bittiğinin, ustalık döneminin bittiği zamandır.

Asker ocağında okuma, yazma bilmeyene okuryazarlık dersi verilir. Sanat öğretilir. En önemlisi arkadaşlığın, dostluğun, birlik ve beraberliğin, vatan sevgisinin bilinci verilir. Terhis olan erin; ailesi kadar sevip, saygı duyacağı askerlik arkadaşları olur. Askerliğin son günleri ülkemizin İL plakalarıyla simgelenir. Terhis için geri sayım olan bu gelenekte; usta er, sırası gelmiş illerden gelenlerin o gün konuğu olur. En moral veren sözdür: “Şafak kaç?” sorusu. Örneğin “Şafak 10 !” dedi mi usta er, konuk olacağı Balıkesirli tertipleridir.

Akşam karavanasından sonraki dinlenme anında bir demlik çayın başında bir araya gelen tertipler, duygularını türkülerle anlatırlar. Asker ocağında her türkü ana ninnisi gibi, içten bir dua gibi mübarektir. Boş kubbede yankılanmaz. Tam aksine yürekleri yıkayıp, sıla hasretine mehlem olur.

Asker ya da peygamber ocağında sınıf, imtiyaz yoktur. Her kes eşittir. Ancak zaman içinde bedelli askerlik gibi uygulamalarla bu bilinç ne yazık ki sarsıntıya uğramıştır. Parası olan iki ay askerlik yaparken, parası olmayan vatan evlatları hudut boylarında görevini yapmaya devam etmektedir. Tartışılacaksa bu tartışılmalı, eleştirilecekse bu eleştirilmeli. Bence bu uygulama yerine her kes için eşit bir zaman dilimi seçilmeliydi ve gerekirse askerlik süresi indirilmeliydi. Bu uygulama sınıflı, nüfuz sahipli toplum yapısının ordu içersindeki iz düşümü olmuş, eşitlik ilkesi zedelenmiştir.

Bir dönem, ülkemizdeki öğretmen gereksinimi nedeniyle öğretmenlere okullarında öğretmenlik ya da dört aylık kısa dönemlerde askerlik yaparak vatan hizmetini yerine getirme hakkı tanındı.

O dönemlerde dört ay askerlik yapanlardan biri de benim. Ne var ki, rahmetli babam, diğer üç erkek kardeşimin normal koşullarda askerlik yaparken, benim dört ay askerlik yapmamı içine sindiremedi.

“Ne olursa olsun, kim olursa olsun, belirlenen sürede vatan görevini her kes yapmalı. Dört ay güdük bir zaman. Sen benim için, yarım adam olacaksın oğlum.”demekten geri durmadı. Oysa öğretmenlik yaptığım Harran ovasındaki sınır köyünde içme suyu; sarnıçlardan, kuyulardan sağlanıyor, tuvaletin bile olmadığı köyde; on beş dakika yazıda yürüyüp, gözden ıraklaşınca sorunu çözebiliyordun. Asker ocağı, görev yaptığım köy koşulları yanında beş yıldızlı bir mekân gibiydi.

Rahmetli babam nur içinde yaşasaydı kim bilir: “Vatan, millet, Sakarya, Allah, Kuran!”

Diye haykıranların oğullarına bedelli askerlik yaptırdıklarını görüp: “Hadi bakalım, yarım adamlıktan kurtuldun.”Diyebilirdi bana.

Bunları neden mi yazdım?

Her gün ordu ile ilgili inanılmaz ve şaşırtıcı iddiaların gündeme getirilmesi ve bir süre sonra bu iddiaların boş çıkması, ciddi biçimde Peygamber Ocağı’na zarar veriyor diye düşündüm.

Kendi coğrafyasında; en saygın ve en güçlü olan ordumuzun, her şeye rağmen büyük bir soğukkanlılıkla, metanet içinde eleştirilere yanıt vermesi, tahriklere kapılmaması da sağlıklı yapısından, özgüveninden kaynaklanmaktadır.

Mutlaka her kurum içinde, hatta parlamento da bile güven duyulmayan, rahatsızlık yansıtan insanlar bulunmaktadır. Onlarda; dürüst, kararlı yapı içinde mutlaka eleneceklerdir. Halkımız unutkan olsa da, hoşgörüsünü bazen gerektiğinden fazla kullansa da; ak koyunla, kara koyunu ayıracak sağduyuya sahiptir. Ve Hiçbir kirli plan, çok amaçlı kışkırtma, karanlık senaryo bizleri:

“Peygamber Ocağı gözbebeğimizdir.” İnancından vazgeçiremeyecektir.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorumlar

  • halıl ibrahim akgün.uşak k yorumu:

    27 Ocak 2010 Çarşamba 23:28

    dogru söze EYVALLAH.
    Merhaba,ENİŞTE,merhaba.Tüm yazılarınızı emekli oldugunuz,Güzide,mesleke uygun idrak ediyorsunuz.Sonsuz başarılar.

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...