Pazar, 25 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

HAYDAR DÜMEN VE HÜLYA AVŞAR ASLA HAFİFE ALINMAMALI


İddia ediyorum her zaman Internet sitelerinde en çok tıklanan iki isim Haydar Dümen ve Hülya Avşar’dır.

Siz, Hülya Avşar’ın gaflarına bakmayın. O, Berlin Berlin adlı uluslararası film festivallerinde ödül alan filmle çoktan bu ülkenin sosyal tarihinin önemsenecek olgularından biri oldu bile.

Biliyor musunuz? Filmdeki mastürbasyon sahnesinin İnternetten tıklanırlığının sayısı, ülkemizde kaç bin işsiz var sorusuna yanıt bulmak isteyenlerin tıklanılırlık sayısından kat be kat fazladır.

Daha önce de Haydar Dümen ile ilgili yazdım.

Haydar Dümen benim gibi ellili yaşları geride bırakanların gençlik yıllarının isimsiz kahramanlarından biridir.Uşak’ın Eskihisar köyünden olan Dümen, ülkemizin sosyal yapı taşlarından biridir.Uşaklıların damadı olarak, Sayın Dümen’le gurur duyduğumu söylemeliyim.

Ergenlik çağımızda cinsellikle ilgili soru soramadığımız zamanlarda, yazdığı cinsellik konulu kitapları tezgah altında ya da poşet içinde satılan Dümen’in kitaplarına sarılırdık.Dümen’in kitapları bilimseldi ve asla müstehcenlik içermiyordu.

O kitapları, 70’li yıllarda bizimle tanıştıran, Van Atatürk Lisesi Beden Eğitimi öğretmenimiz Nurullah İvak’tı. Nurullah hocamız, sıradan bir beden eğitimi öğretmeni değildi. Sayısız, Balkanlar Çekiç Atma Yarışmalarında şampiyonluğu olan milli bir sporcuydu. Bizim cinsellikte cahil kalmamız, ileride sağlıklı milli olmamız için, kız arkadaşlarımızı bayan Biyoloji öğretmenimize teslim ederek, bir kenara çeker, ergenliğin genç yüreklerimizde estirdiği fırtınaları kazasız belasız atlatabilmemiz için bilimsel söyleşiler yapar ve iyi bir gencin kendini her koşulda kontrol edebilen genç olduğunu anlatırdı.

O zamanlarda Haydar Dümen’e sorulan sorularla; bugün, Posta Gazetesindeki köşesinde sorulan soruların aynı olması; geçen zaman içinde ve cinsellik eğitiminde Milli Eğitimimizin nasıl duyarsız kaldığını görebiliyoruz. Bu durumda doğal olarak sorumluluk; ailelere ve dolayısıyla Haydar Dümen gibi değerli doktorlarımıza kalıyor. Aileler; ayıp ve günah tabularını aşıp yararlı olamayınca söz sahibi şüphesiz ki; Dümen ve diğer cesur yürekli uzmanlara kalıyor.Ve hala:

-Penis boyu.

-Kızlık zarı. Genç beyinlerin yanıt aradıkları konularsa, durum bence çok önemlidir.

Ülkemizin sosyologları şöyle bir kımıldasalar ve bu ülkede insanların en çok nelerle ilgilendiğini, kafalarına takılan soruların neler olduğunu merak etseler, en çok merak edilen noktaların başında cinselliğin geldiğini göreceklerdir.

Bugün, tekel işçilerinin dramının nedenlerini merak edip araştıranların sayısı ile penis boyu ve kızlık zarının dayanaklığını merak edenlerin yanında solda sıfır kaldığını göreceklerdir.Yani doğa yasa ,insanın kendi özeline yetemediği zaman, sosyal çevresiyle olan ilgisini azalacağının altını her zaman diyalektik, vazgeçilmez yasasıyla çizmiştir. Halk arasında o pek çok söylenen:

-Aklı belden aşağıda. Sözü.bunun için söylene gelmiştir.

Hülya Avşar’ın programında yan yana gelen bu iki önemli ismin karşılıklı soru ve yanıtla geçen söyleşilerinden sonra yazılıp çizilen ve Hülya Avşar’ı hafife alan yazıların çoğuna katılmıyorum. Ancak Hülya Avşar’ın, o meşhur sözü daima anımsamasını çok isterim:

“Konuşta feyz alsınlar. Bilmiyorsan tut dilini,seni adam saysınlar.”

(Bu meşhur sözü de inanın ki, Ruhi Su’yu hala yaşıyor sanmasıyla ilgili İklim Karaca’yla yaptığı söyleşisi için yazıyorum.Kesinlikle yermek için değil.)

O’na densiz diyebilirsiniz. Ama bana göre Hülya Avşar çok önemli toplumsal sorunlarda öne çıkabilen söz söyleyebilen cesur bir kadın.

Bir de; eğitim düzeyi yüksek, bilgi birikimi yetkin olsaydı, inanın ki nice televizyon programcı ve sunucusunu cebinden çıkarırdı.

Haydar Dümen ile olan söyleşisinin sonunda şu an Internet sitelerinde hala ilgiyle tıklanan mastürbasyon sahneli videosu rekor düzeyde tıklanmıştır.Haydar Dümen’in, Berlin Berlin filminden söz etmesini ve o öyküde yer alan genç dulun yaşadığı bunalımın, bugün Anadolu’da cinsel sorunlarla boğuşan milyonlarca insan tarafından kullanılan; bireyin kendisini tatmin etmesinin doğal bir yöntemi olduğunu söylemesini isterdim.

Bugün, okullarımızın rehberlik birimlerine yansıyan ergen öğrenci sorunlarının yüzde doksan beşi cinsel kaynaklı problemlerinden. Peki çözüm?Yok! Rehber öğretmen ve aile duyarlı olduğunda gencin yönlendirileceği uzman ise psikolog. Peki, bizde psikologa bakış açısı ne? Psikolog , halkımızın değer yargısında deli doktorudur.

”Olur mu, benim çocuğum deli mi?” tavrı sorunu çözmek değil, soruna taş koymaktır.



Onun için ısrar ediyor ve diyorum ki; Hülya Avşar ve Haydar Dümen hafife alınmamalı. Hele hele yaptıkları “ boyutlu” ve “esnekli” söyleşileri hiç hafife alınmamalı. Açılım peşinde koşanlar, bir de toplumun genç dinamiklerinin cinsel sorunlarını düşünerek bir açılım yapmalı diyorum. Ve bilimsel anlamda bir cinsellik dersi ilköğretim okullarının altıncı sınıfından itibaren ivedilikle planlanmalı.


Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-24

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...