Cumartesi, 23 Kasım 2019

Kentlilik bilinci

26 Ağustos da Antalya Kültür Merkezi Aspendos Salonunda Antalya Kent Müzesi uzmanları tarafından Kentlilik Bilinci adlı bir seminer yapılacak.
Seminer bir gün sürecek ve katılımcılar arasında okullardan birer yönetici ve öğretmen yer alacak.
Keşke bu seminer Antalya’da tüm yöneticilere,özel sektör ve kamuda çalışanlara da sunulsa.Hatta muhtarlara,azalarına..Ve yediden yetmişe her kese.İnanın böyle bir hizmet Antalya sosyal yapısında devrim yaratacaktır.Büyük bir kente; köylülük ve kasaba bakış açısıyla bakanların düşünceleri farklılaşacaktır.
Bakınız hala bu kentte ;mahalle ve sokak aralarındaki yollar kapanarak kına gecesi,düğün törenleri yapılmakta,akşamın saat on dokuzunda başlayan ve çevreye gürültü kirliliği yayan etkinlikler gece yirmi dörde kadar sürdürülmektedir.
Bu yapılırken:
-Acaba mahalle ve sokakta hasta var mıdır?
-Yas tutan acılı insanlar bulunmakta mıdır?
-Küçük bebeler bangır bangır çalan çalgıcıdan etkileniyor mu? diye asla düşünülmemektedir.
Ve lütfen son zamanlardaki mahalle aralarındaki, kaldırımlaşmaya bir bakınız.
Mahalle ve sokak yollarının sağına ve soluna yapılan kaldırımlar motorlu taşıtların geçtiği yoldan geniş.Bir de bu yollara arabalar park etti mi olası bir yangında ne itfaiye ne de ambulans yol bulup olay yerine ulaşamayacaktır.
Betonlaşma zaten mavi ve yeşilin yuvası Antalya’yı taşlaştırdı.
Yapılan binalarda mimari takip olmadığı için kentin estetik yapısı ucube görünüme büründü.
Bugün sahildeki sıcaklık oranıyla kent içindeki sıcaklık oranı arasında en az beş derecelik bir farklılık oluştu.
Tamam...Belediyeler bulundukları alanlarda insanlara soluk alacakları park ve bahçeler gibi alanlar oluşturdu.Ama diğer anlattığımız sorunlar ne yazık ki birer kara çalı gibi ömrünü sürdürmeye devam etmektedir.
Antalya bir kasaba değil...Türkiye’nin dünyayla turizm denen olguda bütünleşen bir gözde metropol kenti...Ama inanınız; Kepez’den veya Alanya yönünden kente girişlerde bu tanımın pek de doğru olmadığını görüyorsunuz.
Antalya’da en üretken kurumlardan biri Halk Eğitim Müdürlükleri...Yılın bütün aylarında buralarda halka yönelik kurslar,etkinlikler sürdürülmektedir.Bu kurumumuzun yöneticileri kurslarda mutlaka katılımcılara kent yaşamıyla ve nasıl kentli olunur konulu temel bilgiler sunmalıdırlar.
Bütün bu çalışmalarda bireye oto kontrol alışkanlığı da kazandırılmalıdır.
Birey çevresine sahip çıkmalıdır.
Ortak kullanım alanlarına zarar verenlere nezaket ölçüsünde uyarılarda bulunmalıdır.
Esnafımız da iş yerini ve çevresini sanki her an denetim yapılacakmışçasına tertipli,düzenli tutmalı,dükkanının önünden süpürüp kaldırdığı çöpü kaş göz arasında drenaj kanallarına açılan mazgalların içine boca etmemelidir.
Bir anne; elindeki çikolatasının,dondurmasının,bisküvisinin ambalaj kağıdını yere atan çocuğuna hemen ve anında yaptığının affedilmez bir ayıp olduğunu anlatabilmelidir.
Ve her kentli birey özgürlüğünün bir başka insanın özgürlüğünün sınırına kadar
olduğunu ,ortak yaşam alanlarına karşı birinci derecede sorumlu bulunduğunu bilmelidir.Bu bilinci de sevgili öğretmenlerimiz yetişen kuşaklara üzerine düşen eğitimci görevini yerine getirerek taşımalıdır.
Semineri hazırlayanlara,sunanlara,katılımcılara kolay gelsin derken ,sonuç raporunun Antalya halkına duyurulmasının da çok önemli bir adım olduğunu belirtmeliyim.


Not : 26 Ağustos 2008 tarihindeki seminere katılacağım.Seminer gözlemlerimi de mutlaka okurlarıma sunacağım.

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...