Pazartesi, 23 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

S İ S


Motorlu bir araçta ortalığı görünmez kılan sisi delmek için yapılacak ilk iş, sis farlarını açmaktır. Aslında en iyisi ve akıllıca olanı ise, olağanüstü bir durum yoksa eğer, sisteki yolculuğun ertelenmesidir.

*

İnsanın sis farı ise; sağduyusu, sezgileri, tahlil edebilme yeteneğidir.

Sağduyu ve olayları tahlil etme becerisi, ileri görüşlülüğün güvenilir zemindir.

Ülkemiz ne yazık ki yeniden bir sis örtüsünün altına girdi.

Suçlayanlar… Suçlananlar... Suçu somutlaşanlar… Suç atan ama suçlu olanlar yoğun ve kesif bir sisin yaratıcıları oldular.

Yaşadığımız çağa rağmen akıl tutulması, sıkça görülen toplumsal sorunların çıkış kapısı oldu.

Politik nemalanmaları içinde toplayan bu gidişat içinde ise güç birliği oluşturmak yerine keskinleşen çelişkilerin devreye konulması; uzlaşmazlığı, guruplaşmaları yarattı.

Şüphe, endişe ve kaygı başköşeye oturunca, çözümsüzlük, tartışılan oldu.

*

Her akşam, panik yaşamamıza neden olan haberlerle sarsılıyoruz.

Sanki görünmez eller; korkuyu ve şüpheciliği soğuk ve karanlık bir örtüye dönüştürüp üzerimize sermek istiyor.

Yaratılan korku dağlarını fark edenler ve:

“At dağları sırtından. Diyenler de öfkeyi kuşandılar.

*

“Bu grip salgını çok canlar alacak.”

“Türkiye bölünecek.”

“Kardeş kavgası yaratılıp canlar birbirine düşürülecek.” Söylenceleri dört bir yanımızı kuşatır oldu.



Sesi soluğu duyulmaz olan terör yeniden geri döndü. Dağlarımız ve sokaklarımız al kanlara boyandı.

Molotof kokteyl atılan toplu taşıma araçlarında gençlerimiz yakılıp, yok ediliyor.

Vatan görevindeki Mehmetçikler pusuya düşürülüp, askeri karakola bir kuş uçumluğu mesafede şehit ediliyor.

Serinlik sağlayacak liderler, öfkelerini yönetme becerisine dönüştüremiyor. Basiretsizlik, karşılıklı suçlamalara dönüşüp, aklı felç ediyor.



Bir sis.

Bir sis ki…

Her gün biraz daha kalınlaşıyor.

Evlatlarımız kıyıcıların tehdidinde. Her yanımız kan revan içinde.

Görünmez ancak o bilinen melun eller; yüreklerimize; kini, kibri enjekte edip, kavganın içine itmeye çalışıyor.

Her saat, sanki kanlı bir haber saatine dönüşüp soluğumuza yapışacak gibi zamanın acımasız kadranında seri bir katil gibi ilerliyor.

Bir sis.

Aman dikkat! Bu entrikaları çok yaşadık. Yaşamaya da devam edeceğiz.

Bu sisi yarıp yırtacak tek güç; sağduyumuz, sezgilerimiz ve tahlil etme becerimiz.

Attığımız her adım; barışı da, savaşı da yaratacak önemde. Kontrolümüzü kaybetmeyelim.

Silkinelim! Duygularımıza tahrikler ve öfke egemen olmasın.

Dağılsın sis… Dağılsın ki; barışın ve kardeşliğin güzel günleri yaşansın…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...