Pazartesi, 14 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

BU HAFTA HOŞGÖRÜ HAFTASIYMIŞ


Mehmet, okula gidişini balkondan izleyen annesine sesleniyordu:

—Anne hoşgörü haftasıyla ilgili yazdığım şiiri de çantama koymuş muydun?

Balkondaki anne gülümseyerek el sallıyordu oğluna:

—Tamamdır güzel oğlum. Çantanda, okurken tane tane ve gür sesle oku şiirini. Diyordu.

Mehmet de; “anlaşıldı” gibisinden elini sallıyordu.

Demek ki bu hafta okullarımızda Hoşgörü Haftası kutlanacak, körpe beyinler bilinçlendirilecekti.

Hoşgörü için bir örnek verin dediğinizde:

—Anne yüreği! Tek yanıtımdır.

Ve hep düşünürüm:

—Acaba diğer ülkelerde de bu kadar çok hafta kutlaması var mı? Diye.

Kızılay, Yeşilay, Gıda, Yaşlılar, Anneler, Babalar, Haberleşme, Havacılık, Orman,Sağlık,Polis say say bitmez.

Ama Mehmet’in annesine seslenip de Hoşgörü Haftası şiirinden söz etmesi inanın beni can evimden vurdu.

Aslında hoşgörü kavramı; sevmeseniz de, benimsemeseniz de o şeye katlanmanız demek değil midir?

Yaşadıklarımıza bir göz attığımızda hiç de hoşgörülü olmadığımızı görebiliriz.

İnançlarımız farklılık gösterebilir ama ortak noktamız yaradansa neden mezhep kavgaları ile sarsılırız?

Düşüncelerimiz taban tabana zıt olsa bile niçin saygı göstermeyiz?

Renkler, zevkler, yaşam tarzımız ayrı olabiliyorsa eğer niye tahammül edemiyoruz?

Hoşgörü olgusunu devreye koyduğumuz da demokrasi ve demokratlık başlar.

—Beni dediğim doğrudur! Diye dayattınız mı? Hoşgörüyü katleder; demokratlığında, demokrasinin de canına okursunuz.

Açık oturumlar, paneller, söyleşiler de hoşgörünün zaman zaman yitip gittiğini görüyoruz.

Koskoca meclisimizde bile hoşgörü ile ballanmış dil yerine kaşları çatılmış koca adamların gergin vücutlarından bir kurşun gibi fırlamış işaret parmaklarını birbirlerine sallamalarını görmek hoşgörü adına umudumuzu yok etmiyor mu?

Ve onların aklına hiç gelmez mi, ya da hiç düşünmezler mi?

—Bizim bu öfkemizi; tavır ve davranışlarımızı milyonlar izliyor. Sakin ve soğukkanlı olmalıyız. Sözünü.

Hoşgörüde en önemli nokta bireyin kendisini kontrol etmesidir.

Patavatsızlığı, kabalığı, öfkeyi, her şeyi ben yarattım tavrını sürdürenler bilsinler ki hoşgörü yoksuludurlar.

Hoşgörü yoksullarının ektiği sevgisizlik olduğu için; biçtikleri de sevgisizlik, saygısızlıktır.

Hak katında yerleri acizlik, halk katındaki adları ise biçareliktir…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...