Pazartesi, 23 Eylül 2019

"ENFLASYONDA İYİLEŞME İKİ AY DAHA SÜRER"

Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ağustos ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Ağustos ayında tüketici enflasyonunun (TÜFE) beklentinin çok altında aylık yüzde 0.86, yıllık ise yüzde 15.01 ilan edildiğini belirten Çandır, enflasyonun geçen yılın aynı ayında yüzde 2.30 olduğunu anımsattı.

Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ağustos ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Ağustos ayında tüketici enflasyonunun (TÜFE) beklentinin çok altında aylık yüzde 0.86, yıllık ise yüzde 15.01 ilan edildiğini belirten Çandır, enflasyonun geçen yılın aynı ayında yüzde 2.30 olduğunu anımsattı.
 
BÖLGEDE YILLIK ENFLASYONU TURİZM YÜKSELTTİ
Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batı Akdeniz’de tüketici enflasyonunun aylık yüzde 0,59 ile ülke ortalamasının altında ilan edildiğini kaydeden Çandır, yıllıkta ise yüzde 15,82 ile ortalamanın üzerinde ilan edildiğini bildirdi. Çandır, “Böylece bölgemiz aylık olarak 26 bölge içinde 19’uncu, yıllıkta ise 14’üncü sırada yer almıştır” dedi.
 
Ana harcama kalemlerine göre Batı Akdeniz’de tüketici enflasyonunun genel olarak ülke ortalamasının altında seyrettiğini belirten Çandır, “Ancak eğlencedeki yüzde 1.21’lik ve haberleşmedeki yüzde 0.63’lük bölgemiz enflasyonları ülke ortalamasının çok üzerinde gerçekleşmiştir. Diğer taraftan yüzde -2.07’lik giyim ve ayakkabı ile yüzde 0.31’lik eğitim kalemlerindeki bölge enflasyonlarımız ülke ortalamasının çok altında ilan edilmiştir” dedi. Çandır, Ağustos ayında eğlence ve haberleşme kalemlerindeki yüksek artışın turizm hareketliliğine bağlı olduğunu bildirirken, “Ancak ülkemizde yüzde 4,26’lık aylık eğitim enflasyonuna karşılık bölgemiz eğitim enflasyonunun yüzde 0,31’de kalması,  bölgemiz özel eğitim kesimi açısından dikkat çekicidir” dedi.
 
ÜFE’NİN SEYRİ DÖVİZE BAĞLI
Yurt içi üretici enflasyonunun (Yİ_ÜFE) Ağustos ayında yüzde 13.45 olarak ilan edildiğini, bu rakamın geçen yıl 21.66 olduğuna dikkat çeken BAGEV Başkanı Çandır, “Geçen yıl Ağustos ayında yaşanan yüzde 6,60’lık rekor artışın bu ayki enflasyon hesabından çıkması ve yerine yüzde -0,59’luk rakamın hesaba girmesiyle yıllık geçen ay yüzde 21,66 olan üretici enflasyonu bu ay yüzde 13,45’e gerilemiştir. Baz etkisi olarak bilinen bu düşüşün sürdürülebilir nitelikte olması büyük ölçüde döviz hareketliliğine bağlı olacaktır. Bu düşüşte baz etkisinin yanı sıra sepetteki ağırlığı yüzde 90’a yakın olan imalat kalemindeki yüzde -1,01’lik düşüşün de belirleyici rolü olmuştur” değerlendirmesinde bulundu.
 
Üreticinin üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılması gerektiğini vurgulayan Başkan Çandır, özellikle enerjideki artışın üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Çandır, şunları kaydetti:
“Üretici kesimin özellikle girdi kalemlerindeki ciddi fiyat artışlarını henüz fiyatlarına yansıtamamış olması Yİ_ÜFE’nin gelecekteki seyri bakımından bir risk teşkil etmektedir. Çünkü başta tarım olmak üzere tüm sektörlerde yaşanan girdi ve iş gücü maliyetlerindeki yüksek artışlar üretici kesimi olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Nitekim son birkaç aydır enerji kaleminde görülen artış, üretimi olumsuz etkilemekte ve sektörümüzde sıklıkla görülmeyen olayların da artmasına neden olmaktadır. Öyle ki yüksek maliyetler sonrası tarımda sahte ilaç ve gübre olaylarında ciddi bir artış görülmektedir.
 
ANLIK İYİLEŞME
Baz etkisi nedeniyle enflasyonda geçen ay itibariyle başlayan bu geçici ve anlık iyileşmelerin önümüzdeki iki ayda da yaşanacağını kaydeden Çandır, “Ancak bu yılın son iki ayı ve önümüzdeki yılda ise söz konusu baz etkisi büyük ölçüde ortadan kalkacak ve bazı aylarda tersine etkide bulunabilecektir” dedi.
 
SÜRDÜRÜLEBİLİR FAİZ KARARI BEKLENTİSİ
Enflasyondaki bu düşüşün 12 Eylül’de açıklanacak faiz kararında indirime olanak verebileceğini bildiren Çandır, “Ancak burada yaşanabilecek en büyük risk, indirimde aşırıya kaçılması halinde karşılaşılabilecek kontrolsüz maliyetlerdir. Dövizde yaşanabilecek bir sıçrama, faiz tekrar yükseltilse bile bugünkü seviyeyi yakalamayacaktır. Dolayısıyla ekonominin ve piyasaların gerçekleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir faiz kararını beklemekteyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Yorum yap