Pazar, 19 Mayıs 2019
Hz. Mevlânâ Perspektifinden Dinî Hayat ve Modern İnsanın Arayışları

Hz. Mevlânâ Perspektifinden Dinî Hayat ve Modern İnsanın Arayışları

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rifat Okudan, Antalya Mevlevîhânesi İrfan Meclisi’nde gerçekleşen söyleşisinde, Hz. Mevlânâ’nın öngördüğü dinî hayatın, Kur’an ve sünnet çerçevesinde şekillenen ve yaşanan İslâmî bir hayat olduğunu, modern insanın anlam arayışını da bu iki kaynaktan beslenen tasavvufun tatmin edebileceğini söyledi.

Hz. Mevlânâ Perspektifinden Dinî Hayat ve Modern İnsanın Arayışları

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rifat Okudan, Antalya Mevlevîhânesi İrfan Meclisi’nde gerçekleşen söyleşisinde, Hz. Mevlânâ’nın öngördüğü dinî hayatın, Kur’an ve sünnet çerçevesinde şekillenen ve yaşanan İslâmî bir hayat olduğunu, modern insanın anlam arayışını da bu iki kaynaktan beslenen tasavvufun tatmin edebileceğini söyledi. Hz. Mevlânâ başta olmak üzere tasavvuf ehlinin öğrettiklerinin; Buda’nın, Konfüçyüs’ün, batılı filozofların, doğulu mistiklerin, reenkarnasyoncuların ve yogacıların öğretilerinden bin kat daha iyi olduğunu belirten Okudan, esasında tasavvufu bunlarla kıyaslamanın bile doğru olmayacağını ifade etti.
Allah’ın insanlara gönderdiği son din olan İslâm’ın, kendinden önceki dinlerin insanlar eliyle bozulan yönlerini tamir ederek mükemmel bir şekilde tamamladığına dikkat çeken Prof. Dr. Rifat Okudan sözlerine şöyle devam etti: “Dolayısıyla bugün o tür inanışlara yönelmek, bir gericilik ve geriye gidiş demektir. Son kitap Kur’an-ı Kerim ve son peygamber Hz. Muhammed Efendimiz’in öğrettiği ilkeler çerçevesinde şekillenen tasavvuf da diğer mistik hareketlerden çok daha mükemmel ve sahihtir. Tasavvufî hayat, her devirde olduğu gibi bugün de modern insanın anlam arayışını tatmin edebilecek bir düşünce ve yaşayış biçimidir. Çünkü tasavvuf, kulluğu kalıptan kalbe indiren bir yaşayış tarzıdır. Eğer ibadetler kalıptan kalbe inmezse hiçbir fayda sağlamaz. Tasavvuf, kalıbın içini en güzel özle doldurur; dışla içi, bedenle rûhu en iyi şekilde bütünleştirir. Ruh, varlığını ancak bir bedenle gösterir ve tasavvuf bu bütünlüğü sağlar. Tarihte de bu böyledir, günümüzde de. Çünkü insan, ilk insandan beri duyguları, hazları, hırsları, kusurları, üstünlükleri, zaafları ve imkânları ya da anlam arayışları bakımından değişmemiştir, fıtratı hep aynıdır. Dolayısıyla insan nefsinin terbiyesi de her zaman olduğu gibi bugün de savsaklanmaması gereken çok önemli bir iştir.”
Müslüman olmayanların bile Hz. Mevlânâ’yı takip ettiklerini dile getiren Prof. Dr. Rifat Okudan, Hz. Mevlânâ’nın cenazesine, onu tanıyan Hristiyanlar ve diğer dinlerden insanların da katıldıklarını hatırlatarak: “Bu durum, Mevlânâ’nın onların dinlerini de hoşgördüğü şeklinde anlaşılmamalıdır. “Ben Kur’ân’ın kulu-kölesiyim; Hz. Muhammed Mustafa’nın ayağının tozuyum” diyen Hz. Mevlânâ’ya büyük bir iftira olur bu. Ancak bütün mutasavvıflar gibi Hz. Mevlânâ, birer insan olmaları dolayısıyla onların da aynı ruh tatmini arayışı içinde olduklarını çok iyi biliyordu. Onların da hidayete ererek dünya ve âhiret saadetini elde etmelerini istiyordu. Tek bir insanın bile heder olmasını istemiyordu. Onun için tıpkı Hz. Peygamber gibi, çağrısını hiçbir insanı dışarıda bırakmayacak şekilde bütün insanlığa yöneltiyordu. Bütün tasavvuf ehli böyledir; kâfiri değil küfrü hoşgörmezler, müşriki değil şirki kabul etmezler, günahkârı değil günahı kınarlar, âsîyi değil isyanı makbul görmezler. Hep bu kötü hallerden dönüp iyiye, temize ve güzele yönelmelerini ümit ederler ve bunun için çabalarlar. Bütün insanlara, hep hazret-i insan olmanın, yani en yüce insanlık mertebesine, gerçek sevgi olan Allah aşkına ulaşmanın yolunu gösterirler” dedi.
Ünlü batılı düşünür Erich From’un bile, Hz. Mevlânâ’nın sadece bir şâir, bir mutasavvıf, bir tarîkat kurucusu olmadığını, aynı zamanda onun insan tabiatını çok iyi çözen bir düşünür olduğunu söylediğini belirten Okudan, From’un, Hz. Mevlânâ’nın insan nefsini, iç benliği, bilinci, bilinç altını ve kozmik bilinci çözen biri olduğunu tespit ettiğine dikkat çekerek konuşmasını tamamladı.

Yorum yap