Çarşamba, 25 Nisan 2018
10 OCAK’LAR ‘KAHIR GÜNÜ’ OLDU

10 OCAK’LAR ‘KAHIR GÜNÜ’ OLDU

Antalya Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Rasim Gündüz, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı” nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.

Gündüz, açıklamasında, gelişmiş demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarından biri olan basının gerek yayıncı bakımından gerekse çalışanlar bakımından büyük sorunlarla yüz yüze bulunduğuna dikkat çekti. Yasama, yürütme ve yargının yanında 4. kuvvet olan basının acilen çözüm bekleyen sorunlarının çözümü için TBMM’nin harekete geçmesini isteyen Antalya Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Gündüz, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: 
“Dayanışma günü olarak kutladığımız ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı’ nedeniyle, çözüm bekleyen sorunlarımızı kamuoyuyla bir kez daha paylaşmak istiyorum.
Ülkemizde, medya alanında kapsamlı bir değişime, yenilenmeye ihtiyaç duyulmaktadır. İfade özgürlüğünden çalışma koşullarına, mesleki standartlardan meslek kanuna kadar bir dizi sorunumuz, geniş katılımlı çalıştaylar dizisi ile çözümlenmeli  ve alınan kararlar ivedilikle uygulamaya konulmalıdır. Basındaki işsizlik ve düşük ücretle çalışma rekor düzeydedir. İletişim fakültelerinin mezunları çaresiz, yarınsız durumdadır. AB standartlarında ekonomik düzen ve demokrasi hedefleyen Türkiye’de bu hedefle ters orantılı gelişmeler yaşanmaktadır. Basın çalışanları ve yayıncı kuruluş temsilcileri siyasetçilerin tercih ettiği özensiz dil ve üslubun da etkisiyle adliye koridorlarında çile doldurmakta, hapis cezalarıyla karşı karşıya bulunmaktadır.
Özellikle çalışma koşulları mutlaka iyileştirilmelidir. 10 Ocak 1961, basında çalışanların haklarına ilişkin 212 sayılı yasanın uygulanmaya başlandığı gündür. Bu yasa, basın emekçilerinin sigortalı çalışmasını, işten çıkarılmaları durumunda ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesini, yıllık ve haftalık olmak üzere belirlenen tarihlerde izin yapmalarını ve en önemlisi de gazetecilik faaliyetlerini özgürce yürütmelerini güvenceye bağlamaktaydı.
Ancak günümüzde meslektaşlarımız çalışma ve yaşama koşulları ile mesleki yeteneklerini geliştirme ve mesleklerini özgürce icra etme olanakları bakımından, ne yazık ki 10 Ocak 1961’den çok daha kötü koşullara sahipler. Basın özgürlüğünü ele alan yasalar yeniden düzenlenmeli, yazdıkları yazılar nedeniyle tutuklu bulunan gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır.
Basın sektörü, yayıncı kuruluşlar bakımından da sıkıntıların hat safhaya ulaştığı bir dönemi yaşamaktadır. Basın yayın kuruluşları, siyaset kurumunun hedef göstermeleri neticesinde örtülü bir sansürle karşı karşıya bulunmakta, cezai ve idari soruşturma riski altında yayınlarını sürdürmenin zorluklarıyla başa çıkmaya çalışmaktadır. İş dünyasına ilişkin her yıl teşvik ve destek paketleri açıklanırken, binlerce fikir işçisinin istihdam edildiği basın yayın kuruluşlarına yönelik ciddi bir düzenleme yapılmamaktadır.

Yaşadığımız tüm bu sorunlar nedeniyle, meslektaşlarımız açısından bir bayramdan da söz edemeyiz. Hep tekrarladığımız gibi 10 Ocak’lar ve 24 Temmuz’lar bizim için bayram günü değil, dayanışma günleridir. Tüm meslektaşlarımın 10 Ocak Basın Dayanışma Günü’nü kutluyorum.”

10 OCAK’IN TARİHÇESİ
5953 sayılı basın çalışanlarının haklarını düzenleyen yasa, 10 Ocak 1961 tarihli 212 sayılı yasa ile getirilen değişikliklerle basın sektöründe çalışanların özlük haklarında çok önemli kazanımlar sağladı. Bu kazanımlar, dönemin Türkiye Gazeteciler Sendikası ve basın örgütleri tarafından “bayram” olarak kabullenildi.
Ne var ki, basın işverenleri yasayı protesto etti ve gazetelerini çıkarmama kararı aldılar. 3 gün süre ile 5 büyük gazete, işverenlerin kararı ile yayınlanmadı.
Gazeteciler, okuru gazetesiz bırakmamak amacıyla Türkiye Gazeteciler Sendikası çatısı altında kenetlendiler ve “Basın” adı altında gazete yayınladılar.
Gazete yöneticisinden, üretimin her aşamasında görevli emekçiye kadar tüm basın çalışanlarının sendika çatısı altında kenetlenmeleri, gazete sahiplerinin direnişini kırdı. 212 sayılı yasa böylece yürürlüğe girdi ve yaygın uygulama alanı kazandı.
Ancak, özellikle 1990 sonrası dönemde yaşanan basından medyaya dönüşüm sürecinde bu kazanımlar “uygulamada” tek tek elden çıktı.

Yorum yap