
25.02.2010 18:00:00
Konya Musalla Bağları Mahallesi Muhtar Şenay Çobanoğlu, muhtarların işlevsiz bırakılmamasını istiyor.
Konya merkez Musalla Bağları Mahallesi muhtarı Şenay Çobanoğlu, muhtarlığı bir kutsal vazife olarak görüyor, "Muhtar demek halk demektir" diyor. Çeşitli illerde görev yaptıktan sonra astsubaylıktan emekli olan evli ve üç çocuk babası Şenay Çobanoğlu, mahalleli tarafından üç dönemdir muhtarlığa seçiliyor.
Şenay Çobanoğlu, her gelen iktidarın muhtarlık kurumunun sorunlarını çözmek yerine artırdığını ellerindeki yetkileri kısıtladığını vurgulayor. Çobanoğlu, ilgililerden muhtarları işlevsiz bırakmamalarını istiyor.
Şenay Çobanoğlu, muhtarlığın sorunlarıyla ilgili sık sık internet sitelerine yazılar gönderiyor ve mesleğine sahip çıkıyor. İşte Çobanoğlu'nun Haberhurriyeti Gazetesi'ne gönderdiği yazısı:
MUHTARIN FERYADI
Muhtarlıklar halkın ilk temas kurdukları devletin en küçük kurumlarıdır. Halkımızı ilk güler güzle ve şefkat sıcak elleriyle muhtarlıklarımız karşılamaktadırlar.
Halkımız muhtarlık kapısını kendisine daha yakın bularak, her sorununu muhtarla çözmek ister. Muhtarlıkları kendilerine daha yakın hisederler,her sorununun çözümünde muhtara koşarlar, ondan bilgi almaya çalışır.
"MUHTAR DEMEK HALK DEMEKTİR"
Muhtar demek, halk demektir, çünkü halkıyla bütünlenmiş, her zaman halkın içersinde dolaşan, İbadethanesinde, hac ziyaretinde, cenaze merasimlerinde, taziyelerinde, bayram tebriklerinde, hasta ziyaretlerinde ve halkınmızın bütün kutlamalarında onları yalnız bırakmıyan muhtarlarımız.Halkımızın eli kulağı ve hizmetkarlarıdırlar.
"HER GELEN İKTİDAR MUHTARIN YETKİSİNİ KISITLADI"
Böyle bir kurumları, maalesef üzülerek söylemekteyimki, her gelen iktidarlar, bu kurumların sorunlarını artırmışlar, ellerindeki yetkileri kısıtlamışlardır. Bu kadar sorumluluklarla yüklemiş oldukları bu kuruma, bu işleri yürütecek bir yer göstermemişlerdir. Ayrıca ısınma, elektrik, telefon, su, kira, internet ve kullandığı kırtasiyenin harcamalarını da, muhtar kendi cebinden ödemiştir. Bu gün ülkemizin neresine giderseniz gidin, sizleri ilk karşılıyan, devletin kurumları olarak onları görürsünüz. Onlar sizleri eve misafir eder. O muhit hakkından, O'nun vermiş olduğu bilgi ışığında orda görevinizi icra etmiş olursunuz. Elliüçbin gönüllü nefer ile Türkiyenin ücra köşelerinde, güç şartlar altında ülkelerine canla başla, hizmet etmektedirler.
"BİZİ İŞLEVSİZ BIRAKMAYIN"
İlgililere sesleniyorum, lütfen bu halkına gece ve gündüz demeden çalışmakta olan bu muhtarlık kurumlarımızı işlevsiz duruma düşürmeyin. Gece, gündüz demeden, telefonu 24 saat açık tutan bu kurumlara sahip çıkalım. Durumlarını, bazı özgür haklarını iyileştirelim. Bu gönüllü neferlerin hizmet aşkına destek olalım, köstek olmayalım. Ülkeye ve halkına çalışma azmine enerji katalım ki.Ülke kazansın, halkımız kazansın. Bu demokrasi açılımda, çıkacak olan yasada, her gelen hükümetin, elimizden alınan yetkilerimizin geri verilmesi, muhtarlık kurumlarını, bu bilgi çağının nimetleriyle biçimlendirmek, ağır ekonomik şartlarının iyileştirmesi temenli ediyor saygılarımı sunuyorum.
Haber Yorumları Yorum Ekleyin Haberin Videosu Hasan VAROL - İstanbul diyorki : " MUHTARIN NOT DEFTERİ; "
BİR MUHTARIN NOT DEFTERİNDEN; 1999 Yılındaki mahalli genel seçimlerde, oturduğu mahalleye ilk muhtar adayı olduğunu açıkladı. Sekiz muhtarlık adayı olarak, seçime girmişlerdi. Mahalle sakinlerinin büyük çoğunluğunun teveccüh oylarını alarak,kendi mahallesinin muhtarlık seçimlerini kazanmıştı. Kedi mahalesinin muhtarı olmuştu ve orda yaşıyan mahalle sakinlerinin sorumluklarını alarak onlara hizmet edeceğinin taaddütünü vermişti. Önce mahalesini çok detaylı bir şekilde inceliyerek, ne gibi eksikleri var, onu not defterine kaydettikten sonra, hemen işe koyuldu. 1-Mahallenin tam ortasında büyük bir boş alan vardı. Bu alan o cıvardaki iş yerleri olan traktörcülerin, traktör araçlarının yükleme rampalarıyla doluydu ayrıca o bölge, inşaat harfiyatlarının döküldüğü molaz yığınlarıyla doluydu, bu molazların içinde bali çeken çocuklar ve sahipsiz köpekler barınağı haline getirilmişti. Tabi bu alan içinde oluşan karanlık işler, mahalleyi korkutuyor ve geceleri mahalle sakinlerinin can güvenliklerini tehdit ettiği için bu bölgeden mahalle sakinleri güvenli bir şekilde geçmelerine mani olunuyordu.Mahalle sakinleri geceleri bir birlerine bu yüzden misafirliğe gidemiyorladı. Bu bölge korkunç bir yerdi. Bir an önce güzel bir hizmet alanı olmayı bekliyordu. İlk olarak muhtar bey bu bölgeyi , bağlı bulunduğu belediye yetkilileriyle istişare ederek, bu bölgeye büyük bir aile parkı yaptırdı. Bu park içine bir adet Muhtarlık Ofisi,Mahalle sakinlerinin spor yapabilmeleri için koşu ve yürüme park turları ve yolları, Çocukların oyunacağı üç çocuk parkı, on sekiz adet ailelerin oturmaları için üstü kapalı kamelyalar, büyük ve orta yaşlı insanların voleybol ve basketbol oynuyacağı , etrafı yüksek çelik terlerle kapalı alanlar, büyük insanların her sabah spor yapa bilecekleri için çok elemanlı fitnes aletleri koydurttu, parkın içinde büyük bir şeraleli havuz ve ayrıca bu parka arabalarıyla uzaktan gelen halk için yüze yakın bir oto park yeri yaptırdı. 2-Mahallesinin kuzey ve doğu cephesindeki iki cadde civarında oturan ailelerin, şehir merkezine gidip gelmeleri çok proplemli olduğu için, bu cıvarda oturan sakinlerin şehir merkezine gidip gelmeleri çok güç şartlar altında yapmaktaydı. Çünkü bu caddelerden şehir merkezine araç gidip ve gelmiyordu. Bu sefer mahalle sakinlerinin bu ulaşım proplemini muhtar olarak, büyük şehir belediye başkanıyla görüştü,büyük şehir belediye başkanı çok muhterem bir insan, muhtar beyin bu mahalle sakinleriyle ilgi olan o talebini, en kısa zaman içinde bu caddelerden bir münübüs hatını geçirerek bu cıvarda oturan vatandaşların mağduriyetini gidermiş oldu. Şu an bu cadde cıvarında oturan mahalle sakinleri, şehir merkezine gidiş ve dönüşünü güvenli ve huzurlu bir ortamda yapmaktadırlar. Muhtarlarıda bu konumdan mutlu. 3-Mahallesinde yeni moderen sitelerin çok olduğu için, mahalle sakinlerin araçları olanlarının park sıkıntısı vardı. Bu durumuda bağlı bulunduğu belediye yetkileriyle istşare ederek, mahallesinin önemli yerlerine yedi adet oto park yeri yaptırdı. Aracı olan mahalle sakinlerinin araçlarını daha rahat ve güvenli bir şekilde park etmelerini sağladı. 4-Mahallesinin büyük bir kısmı, çok karanlık ve aydınlık olmuyan yerleri vardı. Mahalle sakinleri olarak gece bir yerden bir yere korku içinde gidiyorlardı. Mahalle sakinlerinin bu sorununuda,bağlı bulundukları medaş kurum yetkilileriyle yaptığı istişare neticesinde, mahallenin sokak lambalarının yerlerini, yenide dizayn edilerek, mahalle içinde hiç bir karanlık yer bırakmamaya özen göstermiş oldu. Şimdi mahallenin her yeri pırıl pılıl sokak lambalarıyla aydınlanmaktadır. 5-Mahallesinin doğu cıvarından geçen büyük bir cadde vardı, mahalle sakinleri caddenin karşıdan karşıya geçmekte çok güçlük yaşamaktaydı, bazen trafik kazalarına sebep oluyorlardı. Mahalle sakinlerinin bu konumun daki sorununu, Büyük Şehir Belediye Başkanıyla görüşerek, ve mahalle sakinlerinin bu sorununu ileterek, sağolsun Büyük Şehir Belediye Başkanı hemen o proplemli yerin belediyenin yetkili kişilerine incelettikten sonra, müsbet bir kara aldıktan sonra o caddenin iki yanına iki adet butonlu trafik lambası koytuytarak, mahalle sakinlerinn caddeden karşıdan karşıya güvenli bir şekilde geçmelerini sağlamış oldu. 6-Mahallesinde açılmıyan sokaları vardı. bunuda mahallenin kırokisinde ki şemasında bulurdunuz ama böyle bir sokak mahallede bulamazdınız. Bu sokakları tespit ettirerek yine bağlı bulunduğu Belediye yekili kişileriyle istişare kurarak, bu sokakları açıp ,kilitli parke döşüyerek halkının hizmetine sundu. 7- Mahallesinin bir sağlık ocağının yapılması, mahalle sakinlerinin büyük bir kısmının, muhtarlık kurumundan istenen talepleri içindeydi. Çünkü tüm sağlık ocakları mahalleye çok uzaktı, mahallesinde çok yaşlı insanları vardı ,bunlar hastalarına iğne yaptırmak ve hastalarının doktor muayene durumlarında çok güç şartlar için hizmet almaktaydılar. Bu durumuda bağlı bulunduğu Belediye Başkanıyla görüştü. Sağolsun Belediye Başkanı, mahallesinde uygun bir yer varsa ve ayrıca bir hayır sever bulursak bu mahallenin isteğini en kısa zamanda gerçekleştiririz dedi. Bağlı bulunduğu Belediye Başkanı bu sağlık ocağı için, il sağlık müdürlüğüyle görüşüp olumlu bir yanıt alınca, mahallede sağlık ocağının yapılmasına uygun bir yer bulundu, bu yerin yarısı Belediyeye ait ve diğer yarısı o mahallede oturan mahalle sakinlerine aitti. O arsada hissesi olan vatandaşlar, hiselerini belediyeye bağışladılar ve belediye Başkanımızda, bu yerde sağlık ocağının yapılmasına karar verdi. Belediye başkanımız sağlık ocağının yapımını üstlenen ,bir hayır sever bularak ve mahalle sakinlerinin maddi ve manevi yardımıyla ,bir yıl içinde bitirdi, 14 HAZİRA 2010 yılında hizmete konuldu. Şu an aile hekimliği olarak mahalle muhtarının sakinlerine canla başla hizmet vermektedir. 8- Yaptığı parkın kuzey ve güney kısımına, belediyemizin koski müdürlüğüyle görüşülerek, bu alanlara iki tatlı su çeşmesi koydurdu.Şimdi mahale sakinleri tatlı içme suyunu bu çeşmelerden karşılamaktadır. 9-Mahallesinin eksik kalan kanalizyonlarını bitirmeye çalıştı. Bu hizmetleri muhtar olduğu 1999,2004 ve 2010 yılları içinde gerçekleştirmeye çalışmış muhtar bey. Mahalle sakinleri muhtar beyin hizmetlerimden çok memnun, çünkü devletin halkına ilk buluşmasını sağlıyan kurumların başında, muhtalık kurumları başta gelmektedir. Muhtar bağlı bulunduğu mahalle ve köyün halkını yakinen bilir ve tanır. Ayrıca bağlı bulunduğu yeri iyi bildiği için nereye hangi yatırımın yapılmasının kararının sağlıklı olacağını bilir. Mahallesinin hangi yerinde ne var ne yok iyi bilir ve iyi analiz eder.Onun için muhtarlıklar devletimizin içinde iyi bir konumda yer almaktadır. Devletimizin büyük kurumları bilgi alış verişinde , muhakkak bu muhtarlık kurumların bilgi ışığı olmadan, bir karar veremezler. Muhtarlıktan danışmadan verilen kararlar bazen tartışmalı kararlar olur ve buda sağlıklı bir karar olmaz. Devletimizin hangi kurumu olursa olsun, bir yatırım veya bir hizmet yapmak istiyorsa, muhakkak o bulunan mahallenin muhtarının bilgisine baş vurması lazımdır, muhtarın bilgi ışığında eğer o hizmet yapılırsa, o yatırım hem ordaki halkı memnun edecektir, hemde o kurum o harcadığı parayı yerinde harcamış olur ki, bu durumdan hem devlet kazançlı olmuş olur hemde o yatırımın yapılan yerdeki insanlar mutlu olur. Ama bazen bu kurumlar muhtarlık kurumlarına danışmadan, bazı hizmetleri devre koyuyorlar Bir bakıyorsunuz devletin yaptığı hizmet ,yerinde yapılmadığı için, bir kaç ay sonra o eser ortadan kalkmış başka bir yatırıma dönüşmüş. Eğer muhtarlıklara yetki verilse, muhtarlar kendi mahalle ve köyüne en iyi hizmeti vereceğimden kuşkum yoktur. Tabi görevini iyi yapana muhtara, devletimiz ve milletimiz muhtarın iyi hizmetinden dolayı tartif eder ve ödünlendirir. Eğer görevini kötüye kullanmışsa muhtar gerekli cezaya çaptırılır. Demek istediğim devletin tüm kurumlarındaki çalışan insanlar, gerçek bulundukları görevin hakkını ve oturduğu masanın hakkını verirlerse işte o zaman devlet her yönüyle yükselir ve içindeki insanlar mutlu olur. Ülkemizdeki tüm nimetler , tüm insanımıza adaletli bir şekilde pay edilirse, hiç bir ülke insanımız aç ve çıplak kalmıyacak, yeterki Devletimiz insanına, ülke insanlarıda devletine güvensin. Bizlerin bizden başka dostu yoktur. Birlikte kuvvet doğar. Allah birliğimizi ve dirliğimizi bozmasın.Ülke insanları olarak istediğimiz bu değilmi. Hepinizi seviyorum,hepineze saygılarımı sunuyorum.
03.10.2010 15:56:28