Cuma, 22 Kasım 2019

“2012 kriz değil, yavaşlama yılı olacak”

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz, Mersin’de gerçekleştirilen 15. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’nde bir konuşma yaptı.

Avrupa ve ABD başta olmak üzere dünya ekonomilerinde yaşanan yavaşlamanın Türkiye’ye de etkisi olacağını söyleyen Çenesiz, konuşmasında yeni Çek Yasası, yeni Anayasa çalışmaları ve tutukluluk sürelerine ilişkin de önemli mesajlar verdi.

Türkiye’nin en büyük ve en yaygın gönüllü iş dünyası örgütü olan TÜRKONFED (Türk Girişim ve İş Dünyası Federasyonu), Türk iş dünyasını, Mersin’de düzenlenen 15. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’nde biraraya getirdi. Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD) ev sahipliğinde ve Çukurova Kalkınma Ajansı işbirliği ile düzenlenen zirveye, TÜRKONFED’e bağlı federasyon ve derneklerin temsilcileri ve iş dünyasının önde gelen isimleri katıldı.

Zirvenin açılış konuşmalarını; TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Muharrem YILMAZ, Mersin SİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Doğan, DASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Onatça, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan ve Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu yaptı.

Zirvenin ev sahiplerinden TÜRKONFED’in Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz, konuşmasında 2012 yılında Türkiye ekonomisine yönelik önemli mesajlar verdi.

Erdem Çenesiz, Avrupa, Orta Doğu ve ABD’de yaşanan ekonomik ve siyasal gelişmeler dolayısıyla, 2011’in “çalkantılı bir yıl” olduğunu söyledi. 2012 yılında, dünya ekonomisi performansının 2011’e göre daha kötü olacağını kaydeden Çenesiz, Türkiye ekonomisinin, küresel piyasalarda yaşanan sorunlara rağmen, sağlam bankacılık sektörü, güçlü kamu maliyesi gibi önemli artıları olduğunu belirtti. Çenesiz, “Bu artılar bizi AB’nin karşı karşıya olduğu finansal kriz riskinden uzak tutuyor. Bankalarımız güçlü, bütçe açığımız düşük, kamu borçlarımız az olduğu sürece de, küresel koşullar ne kadar elverişsiz olursa olsun, 2001’deki gibi bir kriz yaşama ihtimalimiz yok. 2012’yi kriz olmadan ama yavaşlayarak geçireceğimizi düşünüyorum” dedi.

“Ekonomik suça ekonomik ceza ilkesini doğru buluyoruz, ancak çekini ödemek yerine varlıklarını gizlemenin, daha ağır yaptırımları gerektirdiğini düşünüyoruz”

Dünya ekonomisinin normale dönmesiyle birlikte Türkiye ekonomisinin de yeniden yüksek büyüme hızını yakalayacağını söyleyen Erdem Çenesiz, şunları söyledi: “Bunun için mikro ekonomik reformlar bazında hazırlıklar yapmamız gerekiyor. Son dönemlerde sıklıkla dile getirilen çek yasası ile ilgili düzenlemeler bu reformlardan sadece bir tanesi. Yeni Çek Yasası düzenlemelerinde, ekonomik suça ekonomik ceza ilkesini doğru buluyoruz. Ancak karşılıksız çeklerde çekini ödemek yerine varlıklarını gizlemenin ekonomik suç olarak ele alınmayıp, daha ağır yaptırımları gerektirdiğini düşünüyoruz.”

Dünya ekonomisindeki olumsuzluklara rağmen, KOBİ’ler için önemli fırsatlar yakalanabileceğine de dikkat çeken Çenesiz, “KOBİ’lerin kriz dönemlerinde bile kendi özel çabalarıyla harika sonuçlar yarattığına şahit olduk. Arzlarını kısan Avrupalı üreticilerin pazar paylarını, girişimci ve Aktif Türk KOBİ’leri alabilir. Daralan dünya ekonomisinin etkisiyle büyümemizin yavaşlayacağı ve küresel finansmanın zorlaştığı bu ortamda hükümetimizi KOBİ’lerin daha fazla yanında görmek istiyoruz” dedi.

“Vicdanları rahatsız eden bir konu olarak uzun tutukluluk sürelerinin ele alınması gerekmektedir”

Konuşmasında TÜRKONFED’in 2011 yılında gerçekleşen ve 2012 için planlanan çalışmaları ile ilgili de bilgi veren Çenesiz, 2012 yılı için en önemli gündem maddelerinden birinin Anayasa çalışmaları olduğunu söyledi. Yeni Anayasa çalışmalarına katkı sağlayacak bir hazırlık içerisinde olduklarını söyleyen Çenesiz, “Bugüne kadar yapılan Anayasalar, içerik bakımından özgürlükçü, katılımcı ve adil bir hukuk düzeni yaratamamış, toplumsal çatışma noktalarına çözüm üretememiştir. Yeni Anayasa, demokratik ülkelerin ve uluslararası belgelerin benimsediği çoğulcu demokrasi, hukuk devleti, insan hakları, laiklik ve sosyal devlet olmak üzere temel değerler üzerinden şekillenmelidir. Bu değerler toplumun bir arada barış içinde yaşamasının önkoşulları olarak Anayasanın bütününe egemen olmalı ve değişmez ilkeler olarak Anayasada yerini bulmalıdır. Öte yandan vicdanları rahatsız eden bir konu olarak uzun tutukluluk sürelerinin ele alınması gerekmektedir. Tutuksuz yargılanmalarının toplum vicdanını rahatsız etmeyeceği; kamu görevlileri, milletvekilleri, çocuklar gibi kesimlerde, tutuklu yargılanma sürecinin sınırlandırılarak cezaya dönüşmesini engelleyecek kanuni düzenlemenin yapılması gereklidir” dedi.

“1915 olayları ile ilgili yasa tasarısı Fransa ile ilişkilerimizde yara açabilir”

Konuşmasında Türkiye ve AB ilişkilerine de değinen Çenesiz, “Türkiye-AB ilişkilerinin canlanması, Arap coğrafyası ve Orta Doğu bölgeleri başta olmak üzere, küreselleşen dünyanın istikrarı ve geleceği için de bir gereklilik haline gelmiştir. Ülkemizin, AB hedefinden şaşmadan yoluna devam etmesi gerekiyor” dedi.

Çenesiz bu kapsamda, Fransa’da bazı politikacıların iç politika malzemesi olarak kullanmaya çalıştığı 1915 olayları ile ilgili yasa tasarısının son derece tehlikeli olduğunu da belirterek, “Bu yasa tasarısı iki ülke ilişkilerinde yara açabilecek sonuçlar doğuracaktır, Fransız parlamentosunu sağduyulu davranmaya çağırıyorum” dedi.

“TÜRKONFED işbirliği ile KOBİ’lerle stratejik ortaklıklar kuruyoruz”

Geçtiğimiz Ekim ayında imzalanan anlaşma ile TÜRKONFED’in ana sponsoru olan ING Bank’ın Genel Müdürü Pınar Abay, toplantıda yaptığı konuşmada TÜRKONFED sponsorluğuna verdikleri önemin altını çizdi. Abay, “Önümüzdeki dönemde TÜRKONFED’in etkinliklerine destek olmakla kalmayıp, konfederasyon üyelerine özel avantajlı ürün ve hizmet paketleri de sunarak, paylaştığımız ortak değerlerin hayata geçirilmesine katkıda bulunacağız” dedi. KOBİ’leri ING Bank’ın büyüme motorlarından birisi olarak tanımlayan Abay, “KOBİ Bankacılığında stratejimiz onlarla uzun vadeli stratejik ortaklık kurarak finansal ihtiyaçlardan, danışmanlık hizmetlerine kadar geniş bir platformda kalıcı ve her iki tarafın da büyümesini destekleyen işlere imza atmak. TÜRKONFED’le işbirliğimiz bu eksende atılmış stratejik bir adımdır” dedi. Türkiye’nin geleceği için önemli olan alanlarda hep finansman desteği sağlayan banka olmak istediklerini de belirten Abay, bu konuda Avrupa’da bile örnek gösterilen bir yapı kurmak hedefinde olduklarını söyledi.

Ekonomik değerlendirmede de bulunan Abay, Türkiye ekonomisi için en önemli konunun düşük tasarruf oranları olduğunu söyleyerek ING Bank’ın bu konuya verdiği öneme değindi: “IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, 2010 yılı itibarıyla Türkiye’nin tasarruf oranı Dünya ve Gelişmekte Olan Ülkeler ortalamalarının oldukça altında. Bu açığın kapatılması konusunda ciddi adımlar atılıyor. Bu noktada Türkiye’nin vizyonu ile bankamızın vizyonu örtüşüyor. Biz de, Türkiye'de tasarrufun büyümesini çok önemsiyoruz ve gerek ürünlerimiz gerekse önümüzdeki dönem yürüteceğimiz bir takım çalışmaların da desteği ile Türkiye'nin lider tasarruf bankalarından biri olmayı istiyoruz.”

“TÜRKONFED Zirveleri, kalkınma vizyonunu ülkemizin bütün bölgelerine taşıyor”

Zirvede bir konuşma yapan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, ülkemizin dinamik ve hızlı büyüyen kentlerinden Mersin’de bulunmaktan ve bu önemli bölgemizin girişimcileriyle biraraya gelmekten mutluluk duyduğunu belirterek, “TÜRKONFED ile daha önce Ordu ve Denizli’de de gerçekleştirdiğimiz bu zirveler, iş dünyamızda bilgi paylaşımı ve görüş alışverişinin canlı kalmasını sağlayan, ufuk geliştiren ve kalkınma vizyonunu ülkemizin bütün bölgelerine taşıyan önemli bir platform oluşturuyor” dedi.

2011 yılında Türkiye ekonomisinin gösterdiği güçlü performansa paralel olarak Vodafone Türkiye’nin de kendi sektöründe hızlı bir büyüme yaşadığını anlatan Süel, şunları söyledi: “2009’da hayata geçirdiği stratejik plan ile sürdürülebilir büyümesini sağlam ve güçlü bir zemine oturtmayı başaran Vodafone, Türkiye’de en hızlı büyüyen GSM operatörü konumundadır. Hedefimiz sürdürülebilir büyüme performansımızı 2012’de daha da güçlendirerek yolumuza devam etmek, büyüme hızındaki liderliğimizi pekiştirmektir. Bunu da her zamanki gibi müşterilerimize yüksek kaliteli ürün ve hizmetler sunarak, onların memnuniyetini artırarak yapacağız.”

Türkiye’nin son yıllarda güçlü bir büyüme performansı içinde olduğunu hatırlatan Süel, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye bir bakıma bölgesinin, Avrupa’nın ve dünyanın yıldızı oldu. Geçen yıl %8,9 büyümüştük. Bu yılın ilk yarısındaki büyüme oranımız ise % 10,2, son çeyrekte % 8,2 oldu. 2010 sonu itibariyle dünyanın 16., Avrupa’nın ise 6. büyük ekonomisiyiz. Türkiye ekonomisi eskisine göre çok daha güçlü ve artık krizlere daha dayanıklı bir ekonomi. Başta kamu maliyesi olmak üzere ekonominin tüm alanları iyi yönetiliyor. Ancak bizim iki temel riskimiz bulunuyor. Bunlar yüksek cari açık ve yükselme eğilimi gösteren enflasyon oranı. İş dünyası açısından 2012 çok dikkatli olmamız, maliyetlerimizi iyi kontrol etmemiz, nakit akışımızın ve finansmanımızın yönetimini çok iyi yapmamız gereken bir yıl olacak. Bu kapsamda verim artışı sağlayacak bilgi ve iletişim teknolojileri yatırımlarını aksatmamak büyük önem taşıyor. Çünkü bu süreçte kurumları güçlü kılacak ve ayakta tutacak yatırımlar bunlardır.”

Zirvede 2012 yılı beklentileri konuşuldu

Zirve’de, açılış konuşmalarının ardından TÜRKONFED Ekonomi Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Ümit İzmen moderatörlüğünde “2011 değerlendirmesi - Dünya, Avrupa ve Türkiye’de 2012 beklentileri” konulu bir de panel düzenlendi. T.C. Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Kılınç, Çukurova Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haydar Şengül, ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren, Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar ve Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Veysel Parlak panele konuşmacı olarak katıldı.

Yorum yap