Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Hukuk Sekreteri Hüseyin Akça, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda, son dönemde ise özellikle okullarda idareci atamalarıyla ilgili yaz-boz uygulamaların, sık sık değişen kriterlerin ve süreçle ilgili gecikmelerin atamalara gölge düşürdüğünü ve öğretmenler nezdinde güven bunalımı oluşturduğunu savundu. 
Hüseyin Akça, Sendika Genel Merkezinde yaptığı açıklamada, okullara yönetici atamalarında yaşanan yanlış uygulamaların başta öğretmenler ve eğitim çalışanları olmak üzere, öğrencilerin ve velilerin mağdur olmasına neden olduğunu oysa ki atama sürecinin şeffaf, adaletli ve nesnel kriterlere göre yapılması, sürecin sağlıklı işletilmesi ve atama komisyonunda sendikaların da yer alması gerektiğini söyledi.
Mevcut yönetici atama ve terfi sistemi uygulamasına göre yönetici adaylarına yasa, yönetmelik gibi bilgilerini ölçen bir sınav yapılıp kıdem, sicil notu, unvan ve alınan ödül ve cezalar gibi çeşitli kriterlerden oluşan değerlendirme puanlamasına ve siyasi erkin referanslarına göre atama yapıldığını kaydeden BES Genel Hukuk Sekreteri Hüseyin Akça, uygulanmakta olan yönetici atama sisteminin adayların kişisel niteliklerini ölçmekten uzak olduğunu oysa yüzlerce, binlerce öğrencinin okuduğu, eğitim aldığı, bir anlamda geleceğimiz olan çocuklarımızın emanet edildiği okulların sevk, yönetim, idaresinin teslim edildiği okul yöneticilerinin kişisel niteliklerinin de çok önemli olduğunu hatta akademik bilgilerinden daha çok sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimlerinin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Özellikle okul idarecilerinin yasa ve yönetmelikleri ezberlemekten daha çok vizyon sahibi ve liderlik özellikleri taşıyan kişilerden seçilmesi gerektiğini kaydeden BES Genel Hukuk Sekreteri Hüseyin Akça, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu’ya okul idarecilerini öğretmen, öğrenci ve veli temsilcilerinden oluşan bir komisyonun seçtiği bir sistemi öneriyoruz. Kamu yönetiminde yerelleşmeyi savunan hükümetin okul müdür ve müdür yardımcılarını merkezi bir yönetim anlayışıyla atamak yerine, bu işi okulun sahibi olan öğretmen, memur, öğrenci ve velilere bırakması gerektiğini savunuyoruz. Okullarımızın nitelikli, sağlıklı ve verimli bir eğitim performansı yakalamak adına ahenkle sevk ve idare yeteneği olan, ekip çalışmasına inanan, öğretmenlerle ve velilerle sağlıklı ilişkiler kurabilen, dürüst ve güvenilir idareciler tarafından yönetilmesi gerekmektedir. Bakanlığımızın, yasakçı değil problem çözebilen, anlayışlı ve uyumlu idarecileri atayan bir seçme sistemi oluşturmak için bir çalışması dahi bulunmamaktadır. Siyasi referansları güçlü, yazılı sınavlarda başarılı, ezberl kuvvetli iadayları idareci olarak atayan mevcut seçme ve atama sistemini artık bırakmamız gerekiyor, dedi.
İdarecilik ve yöneticilikle alakalı tutum ve becerileri yazılı sınavlarla ölçmenin veya çeşitli kurslarla bazı kişisel özellikleri kazandırmanın mümkün olmadığını kaydeden Hüseyin Akça, eğitim sistemimizin önemli bir sorunu da statükocu, gelişmeye kapalı, çocuk pedagojisinden anlamayan, her geçen gün değişen eğitim anlayışlarından bihaber, nüfuz pazarlamacısı, erkek egemen eğitim yöneticilerinin halen varlıklarını sürdürüyor olmalarıdır. Hızla değişen ve dönüşen dünyamızda eğitim yöntem, metod, teknik ve politikaları da hızla değişmekte ve gelişmektedir. Bu değişimi okuyamayan, öğrencilerin duygusal gelişimine, iç dünyasına dokunamayan, bilgisayar dahi kullanmasını bilmeyen, kitap okumayan, tüccar müdür ve idareci fotoğrafının değişmesi ve eleştiriye, yeniliğe açık, kendini geliştiren, vizyon sahibi, eğitim lideri okul müdürlerinin iş başına getirilmesi gerekiyor. Çocuklarımıza daha aydınlık ve daha güzel bir gelecek kurmak adına çağdışı olan mevcut tayin, terfi ve atama sisteminin biran önce değişmesi gerekiyor, dedi.