BBP Antalya İl Başkanı Rasim Küçük, memleketi Serik’te partisinin Serik ilçe belediye başkan adayını açıkladı. 
29 Mart 2009 yerel seçimlerine yönelik olarak bütün partiler adaylarını belirleme ve seçimlere hazırlık çalışmalarını sürdürüyorlar. Büyük Birlik Partisi (BBP) de çalışmalarını sürdüren partilerden… BBP Serik Belediye Başkan Adayı Gülbeyaz Kurt, BBP Serik İl Genel Meclisi birinci Sıra adayı Ahmet Has, BBP Serik İlçe Başkanı ve Çandır Belediye Meclis Üyesi İsmail Karagöz ve BBP Antalya İl Başkan Yardımcısı Hüseyin Gezmez ve çok sayıda partili ile birlikte seçim çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürdüklerini belirten BBP Antalya İl Başkanı Rasim Küçük seçimler ve yerel yönetimler ile ilgili bazı değerlendirmelerde bulundu. Küçük açıklamalarında şunları söyledi:
"Güçlü ve etkin belediyecilik halkın yönetime katılmasıyla mümkün olacaktır. Ülkemizde Avrupa standartlarında şehircilik hizmetinin verilememesinin en önemli nedeninin halkın yönetime katılmamasıdır. Halkın yönetime katılmaması halinde belediyecilik hizmetlerinin bir avuç mutlu azınlık zümresine göre dizayn edilmektedir. Halkın yönetime katılmasıyla birlikte yerel yönetimde denetleme yetkisi olacaktır. Denetleme şeffaflığı doğuracaktır. Halk yönetime katılmadığı için yerel yönetimlerin belediyecilik hizmetleri denetlenemiyor. Avrupa ülkelerinde halk yönetime katıldığı için yaşadığı şehir için bireysel proje üretiyor. Şehircilik hizmetleri gelişmiş ülkelerde belediye personeli o bölümden sorumlu kişiler seçer. Bizde ise belediye başkanı seçiyor. Böyle olunca iş ehline verilmiyor. Halk yönetime katılmadığı için kendisinden alınan vergi paralarının nereye harcandığını soramıyor. Güçlü belediyecilik ve yönetime katılım için ilk önce mahalle meclisleri kurmalıyız. Avrupa ülkelerinde bireysel aklın güç birliği yaparak ortak düşünme ve iş yapma becerisini ortaya koymaktadır. vatandaşın sandıkta verdiği yetkiyi denetlemediği ve oto kontrol altında tutmadığı sürece yerel seçimlerde A şahsın B şahsın belediye başkanı seçilmesi önemli değildir. Yaşanılabilir bir şehirde kaliteli ve nitelikli hizmetin halkın yönetime katılımıyla doğru orantılı olmalıdır. "Avrupa standartlarında belediyecilik hizmeti almak istiyorsak, yönetime katılmak zorundayız. Hayali kahramanlarla ne devlet yönetilir ne de belediyecilik yapılır."
BBP'nin belediyecilik anlayışını ve projelerini açıklayan Küçük şunları söyledi.
“Kenti birlikte yönetebilmenin, tüm safhaları halkla paylaşarak yolsuzluğu sıfırlamanın, herkesin bireysel olarak kazanabilmesinin, toplumsal kalkınmaya ulaşabilmenin, belediye bütçesinin oluşturduğu kârın eşit paylaşımının, modern bir kentte tok yaşayabilmenin, kısacası tüm renklerin kenetlendiği, bir büyük aile olmanın zamanı geldi.
Aynı ilçenin, beldenin yaşayanlarıyız. Din, dil, ırk, köken ne olursa olsun; komşuyuz. Tanışsak da tanışmasak da bir olmak, beraber olmak zorundayız… Örneğin ilçemizde, yaklaşık 500 bin nüfuslu bir Büyük Aile'nin fertleriyiz…
• Belediye ilçede bir anonim şirket kuruyor.
• Ceo'su Başkan.
• Yönetim Kurulu, Sivil Toplum Kuruluşları üyelerinden ve muhtarlardan temsilciler.
• Ortakları ilçedeki hane sahipleri ve iş sahipleri.
• Ortaklıkta her haneye her iş yerine bir pay düşüyor. Yani her hane sahibi bu büyük ortaklığın paydaşı oluyor, tabi ki belediye de.
• Bu paydaşlıkla banka kartı benzeri bir ortaklık aidiyet kartı, hane temsilcisine veriliyor.
• Öncelikle her mahalleye sonra her sokağa bir video board konuyor.
Ve sistemin 1.etabı, Büyük Aile fertlerinin lehine çalışmaya başlıyor…
Şimdi Büyük Aile'nin gücünü gösterme zamanı… Madem 500 bin nüfuslu, 120 bin hane ve iş yeri olan bir ilçede 120 bin ortaklı bir anonim şirketiz, bu şirketin ortaklarının tüketim için yapacakları harcamaların ve satın alma gücü organizasyonunun elbette bir anlamı olmalı. İşte sistem bu anlamdan kaynaklanarak yola çıkıyor.
Büyük Aile ile ilçemizde benzin dahil her şey ucuzlamak zorunda…
Rekabet, günümüzde her alanda yaşanıyor… Hele tüketim alanında! Reklâmlar, ilanlar, kampanyalar… Hepsi "Alış verişini benden yap, benim malım daha ucuz, benim malım daha kaliteli" peşinde… Şirketimiz de 120 bin ortaklı büyük bir güç;
• Şirket yöneticileri satış alanlarına gidiyor. Kart hamillerine ne kadar indirim yaparsın diye soruyor. Kimi üç diyor, kimi beş… İlk etapta yapmayan da oluyor kuşkusuz
• Halk kartlarıyla indirimli alış veriş yapmaya başlıyor.
• Benzin, mazot satıcısından, bakkaldan, kasaptan, manavdan indirimler alınıyor…
• Her esnaf, bu indirimlerle ilgili belgeyi indirim oranı ile birlikte vitrinine asıyor; ilçe halkı da dağıtılan kartlarıyla alış-veriş yapıyor…
• Esnaf da bu ortaklık kartı ile toptancısından veya üreticisinden anlaşılan indirimi alabiliyor. Bu da satın alma gücünün oluşturduğu rekabet şansı anlamını taşıyor elbette.
Büyük Aile, Aç Açık, Yoksul Muhtaç Bırakmıyor…
Bu alışverişlerdeki indirimlerin belli bir oranı bir hesapta toplanıyor.
Nuh'un Gemisi adını verdiğimiz bu vakıf hesabında toplanan para sadece ve sadece ilçedeki yoksullara ihtiyaçları oranında dağıtılıyor.
Bu dağıtım, takdir edilen miktarların ihtiyaç sahiplerinin kartlarına yüklenmesi yöntemiyle gerçekleşiyor. Ve asla kimse paraya dokunamıyor ya da yön veremiyor. Bankadan direkt olarak ihtiyaç sahibinin kart hesabına gidiyor. ihtiyaçlının kararı da muhtar; STK platformu, halk denetimi ve belediye kontrolü ile karara bağlanıyor. Kasa hareketi de halk tarafından STK platformu aracılığı ile takip edilebiliyor
Büyük Aile'de öz denetim, otokontrol başlıyor…
Sivil Toplum Örgütleri ve de muhtarlar… Seçiminizi yapın, temsilcinizi Büyük Aile Yönetim Merkezine yollayın. Oluşan kurul çalışsın. Belediyenizde alınan her türlü karara katılma hakkınız olsun. Halkın lehinde veya aleyhinde oluşan her karar aynı anda halkın da bilgisine sunulsun. Ayrıca STK platformu temsilcileriniz kurulan şirketin yönetim kurulu üyeleri olsun.
İlçe sınırları içindeki yoksulların belirlenmesinde ve şirket yönetiminde, belediye ihalelerinden oluşan kârın halka dağıtımında eşit paylaşımla, adaleti sağlasın.
Büyük Aile Şeffaf… Her mahalleye bir dev ekran…
Gece gündüz açık bir ekran, mahallenin en görülür yerinde, yayında. Belediyenin her türlü duyurusu, her türlü kararı bu ekranda. Herkes izlesin, herkes bilgilensin diye…
Üstelik kararlar, ihaleler de tüm süreçleri ile bu ekranlardan halka anlık olarak duyurulmada, yolsuzluk, rant sıfırlansın diye.
Halkın ihalelerden gelirlere ortak olduğu, denetlediği, yönetime katıldığı, yönetimi sahiplendiği, aç kalanın olmadığı, esnafın gelirinin arttığı, ihale yolsuzluklarının sıfırlandığı, bireysel kazancı önceleyen Büyük Aile Projesinin birinci etabı için söylenebilecekler özetle böyle…
Büyük aile modelinin diğer etaplarında ise sistem;
Üretim peronları ile üretiyor, markadaş ile ihraç ediyor, markalardan para kazanıyor, montaj evleri ile iş ediniyor, sanal birliktelikle işini büyütebiliyor, küçük kardeş sistemi ile marka sahibi oluyor, şehir enstitüleri ile ortakların çocukları geleceğe hazırlıyor. Halk, toplumsal kalkınmaya katkı sağlıyor, menfaati gerektirdiği için de kamu malına sahip çıkıyor.
Kenti birlikte yönetebilmenin, tüm safhaları halkla paylaşarak yolsuzluğu sıfırlamanın, herkesin bireysel olarak kazanabilmesinin, toplumsal kalkınmaya ulaşabilmenin, belediye bütçesinin oluşturduğu kârın eşit paylaşımının, modern bir kentte tok yaşayabilmenin, kısacası tüm renklerin kenetlendiği, bir büyükaile olmanın zamanı geldi.
Bu güne kadar yönetime talip olanlar hep yapacağız, edeceğiz diye vaatte bulundu. Yönetime geldiklerinde ise hepsi vaatlerini unuttu…
Biz "ceğiz, cağız" demiyoruz. Vaatte bulunmuyoruz. Büyük Aile budur diyoruz. Büyük Aile ile yönetim tarzı budur, uygulama vatandaşa birçok imkân sunar. Sonuç,
Yöneten için de yönetilen için de birçok avantajı beraberinde getirir…
Serikli Hemşerilerime Sesleniyorum. Artık büyük bir aile olma zamanı geldi
Küçük yıllardır Serikli hemşerilerim Antalya siyasetini belirlemede söz sahibi olmuştur Her dönem Serikli en az bir milletvekili meclise göndermiştir. 2002 genel seçimlerinde ise AKP den iki tane Serikli milletvekili mecliste görev yapmıştır. Fakat hiçbir dönemde Serik ve Serikli hemşerilerim hak ettikleri hizmeti alamamışlardır. Bırakın Türkiye'yi Seriklileri dünya tanımaktadır. Ayyıldızlı bayrağa ve aziz Türk milletene olan ölümüne aşkını bütün dünya bilmektedir. Bu güne kadar Serikli hemşerilerime hak ettikleri hizmeti verdiklerini söyleyen sözde milliyetçiler, sözde Müslümanlar, sözde Atatürkçüler herhalde Serik dışına çıkarak Antalya'nın başka hiçbir ilçesine gitmemekteler zahmet olmazsa oturdukları makam koltuklarından kalkarak öteki ilçeleri bir gezerlerse sözde yaptıkları hizmetleri ve yapamadıklarını görme imkânı bulurlar." Derebeylikle Hayali kahramanlarla ne devlet yönetilir ne de belediyecilik yapılır."
Bu toprağın çocuğu Serikli olmakla gurur duyan bir evladınız olarak diyorum ki erkek olduğunu söyleyerek gezen sözde erkeklerden daha erkek daha yiğit, mert özü sözü bir Serik ve Serikli hemşerilerimin sorunlarını bilen Serik halkına hak ettiği hizmeti en iyi şekilde vereceğine inandığımız öz evladınız Yörük kızı siz hemşerilerimin kara kızı olan Gülbeyaz Kurt bacımız Büyük Birlik Partisi Serik belediye başkan adayımızdır dedi. Küçük Gülbeyaz bacımızı Önce Allaha sonra sizlere emanet ediyorum Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun şimdiden gazamız mübarek olsun dedi.
Gülbeyaz Kurt Kimdir?
1966 Serik doğumlu olan Gülbeyaz Kurt İlkokulu Yeşilyurt Köyü İlkokulu'nda okumuş. Orta ve liseyi Çandır Lisesi'nde bitiren Kurt. İş hayatına Arif Karacadal'ın yanında muhasebecilik yaparak başlamış. Öğretmenevi ve Antbirlik'in muhasebe bölümlerinde de çalışan Kurt esnaflık ta yapmış. Evli olan Gülbeyaz Kurt siyaset hayatına başladığı Büyük Birlik Partisi'nin 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde Serik Belediye Başkan adayı oldu.
Ahmet Has Kimdir?
1972 Serik Töngüşlü Köyü doğumlu olan Ahmet Has İlkokulu Töngüşlü'de, Ortaokulu Abdurrahmanlar'da Liseyi de Serik Lisesi'nde okumuş. 1997 yılında Trakya Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ni bitirmiş. 2000 yılına kadar zirai ilaç bayisinde çalışan Ahmet Has Töngüşlü Köyü'nde ilaç bayiliği açmış. Ahmet Has 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde Büyük Birlik Partisi'nden Serik'te İl Genel Meclisi birinci Sıra adayı oldu