CHP Antalya İl Başkanı Ömer Melli, ''Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran uluslararası belgedir'' dedi. 
CHP Antalya İl Başkanı Ömer Melli, Lozan Barış Antlaşmasının 85. yıldönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, 20 Kasım 1922'de Türkiye'nin İsmet İnönü başkanlığında bir heyet tarafından temsil edildiği konferansın, tarihin en zor ve çetin müzakerelerine sahne olduğunu anımsattı.
24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşmasıyla, Türkiye'nin ulusal varlığını tüm cihana kabul ettirdiğini, Kurtuluş Savaşının askeri başarısını diplomasi alanında belgelendiğini belirten Melli, şunları kaydetti:
''Lozan, tarihimizin dönüm noktası olmuştur. Çünkü 85 yıldır Misak-ı Milli sınırları içinde özgürce yaşamımızı Lozan'a borçluyuz. Misak-ı Milli sınırları süngüyle çizilmiş, Lozan'la hukuki statüye kavuşturulmuş mütareke sınırlarıdır. Misak-ı Milli ile panislamist, panturanist ya da Osmanlıcı ülke ve toprak anlayışı terk edilerek, yeni ve çağdaş bir dış politikanın temelleri atılmış böylece Lozan felsefesi sürekli kılınmaya çalışılmıştır. Bunun sonucu olarak, her alanda çağdaş uygarlık düzeyini hedef gösteren Atatürk devrimleri gerçekleştirilmiştir. Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran uluslararası belgedir.''
Lozan Barış Antlaşması'nın uzun yıllar Osmanlı Devleti'nin kanını emen ve bu büyük imparatorluğu bir yarı sömürge haline getiren kapitülasyonlar belasından da kurtaran belge olduğunu ifade eden Melli, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
''Lozan Antlaşması, bu vatan toprakları üzerinde yaşayan herkesi din, dil, ırk, soy ve sosyal sınıf farkı gözetmeksizin eşit yurttaşlar olarak kabul ederek, gayrimüslim yurttaşlara ayrıca azınlık statüsü verilebileceğini vurgularken, bunlar dışındaki hiçbir yurttaşın azınlık olamayacağını da garanti altına almaktadır. Yakın tarihimizi asılsız iddialarla rencideye çalışan amatör tarihçi adayları bilmeliler ki, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, Kurtuluş Savaşını, Birinci Dünya Savaşı'nın galibi olan ülkelere karşı kazanmasalardı, bugün Anadolu ve Trakya toprakları üzerinde bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti olmayacaktı.''